Yeldeğirmen’inde
geç olurdu ekinler
harmana girerdik, yolmamız yarı kalır,
konu-komşu imeceye gelirler,
kimi türkü söyler, kimi koğlaşır
'-aşağıdan gelir hozalı gelin
Sırtımda, taşınmaz yükü göklerin;
Herkes koşar, zıplar, ben yürüyemem!
İsterseniz hayat aşını verin;
Sayılı nimetler bal olsa yemem!
Ey akıl, nasıl delinmez küfen?
Devamını Oku
Herkes koşar, zıplar, ben yürüyemem!
İsterseniz hayat aşını verin;
Sayılı nimetler bal olsa yemem!
Ey akıl, nasıl delinmez küfen?




“gene mi yörüdü o yarın göçü
nerelerde galdın canımın içi
goynumda sakladım verdiğin saçı
hatırdan-gönülden çıkarma beni'
Gölyerinde sararmaya başlayan nohuttan
eşekle ütmelik getirirdim tarladan
“-çalının götüne bi alaf verirsin”
“-üstüne gök nohutları atıp, ütersin,”
yöresel ağızla yazılması ayrı bir renk katmış...
tebrikler
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta