Maskeler dökülsün, yüzler görünsün,
Dostluk hırkasını giyen utansın.
Gönül soframızda haram sürünsün,
Ekmeği bölüşüp yiyen utansın.
Dili şeker şerbet, kalbi zift dolu,
Sırtımdan vuranın bitmez mi yolu?
Sağımda kardeşim, solumda ölü,
"Canım feda sana" diyen utansın.
Sırrımı yükledim, rüzgara verdi,
Haset ateşini bağrıma serdi.
Meğer tek muradı bendeki dertti,
Kuyumu sinsice eşen utansın.
Yüzüme gülüp de arkamdan söven,
Kendi gölgesini dev sanıp öven,
İnsanlık postuna bürünüp döven,
Hicabı kenara koyan utansın.
Özüyle sözü bir olmayan kişi,
Fitneyle, fesatla döner her işi.
Çürükmüş temelden, kopmuş kirişi,
Mertliğin ismini duyan utansın.
Sönsün sahte ışık, kalsın karanlık,
Dünya saltanatı sade bir anlık.
Gönül kalesinde bitti mihmanlık,
Hainin safına uyan utansın.
Rasim söyler sözü, eğmez başını,
Zehir etse bile ekmek, aşını.
Siler gözündeki sitem yaşını,
Hainin peşinden giden utansın.
Kayıt Tarihi : 16.2.2026 19:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!