Dünyayı izliyorum, dinliyorum yeraltından,
Bazen gökyüzünden. Müziğini hissediyorum kalbinin çarpıntısında. Issız yollarından geçiyorum akşamları. Derin şiirler okuyor serin rüzgarlar. Üşüyorum.
Sisten göz gòzü görmez oluyor bazen, görünmez oluyor bazı yerler, bazı insanlar. Birileri koşup gelip sanki yumrukluyor göğsümü, Sivri tırnaklarıyla yırtıyorlar ruhumu.
Bitmemiş bir heykel gibiyim çok eski çağlardan kalma.
Çok eski bir acının hüznü yerleşmiş yüzümde.
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta