Dün gece, yeşil gözlü bir kadın vardı düşümde;
Yıldızlar doluydu kucağı ve samanyolunu sürüklüyordu peşinde.
Üzerinde, sadece gün batışından kalma eflâtun bir tül vardı
Ve omzuna dökülmüş saçlarında binlerce kıpkızıl gül vardı.
Gül yaprağından dudakları, fettan bir tebessümle bükülüyordu,
Bakışlarından, çiğdem rengi, karşı konmaz dâvetler dökülüyordu.
Güneş, bazen geceleri de doğabiliyor,
Ya da, bana öyle geliyor....
(2007)
Yıllardır, içimde yüzsüz bir hüzün,
Gönlü mesken tutmuş, oturur, durur
Dostça bir bakışı, bir güzel gözün
Yönelse, kıskanır, hemen durdurur,
Sevdâsına özensem bir güzel yüzün
Yaşımı, örs gibi başa vurdurur.
BENDENİZ -2-
Geçse de köhne ömür dört duvar arasında,
Gönül ufkumda özgür esen bir yel olurum.
Vatan olsun, yâr olsun, içime aşk düşünce
ÖZGÜRLÜĞE DAİR BEYİTLER
Özgürlükler ve adalet, her devletin gururudur,
Özgür olmak, vaz geçilmez bir insanlık onurudur.
MAHZUN SEVGİLİYE
Lodos lodos esme bana, başım döner, dayanamam,
Eseceksen poyrazdan es, soluğuma dol güzelim.
Mahzun mahzun bakma öyle, içim yanar, dayanamam,
Geleceksen, arzuyla gel, mutluluğum ol güzelim.
GÜNAH HIRSIZI
Kirpikleriniz arasından süzülerek gizlice,
Bir demet sevda topladım, bahçenizden dün gece.
Aşk uykusunda gibiydiniz, kızıllaşmış dudaklar aralı,
Bir güvercin çırpınıyordu göğsünüzde, sanki gönülden yaralı.
Hani sevdiğimiz şarkılar vardır, her duyduğumuzda alır götürür bizi nice yaşanmışlıklarımıza, dayanamaz, katılırız sesimizin yettiğince...
Hani, gün batışları vardır, turuncudan, pembeden eflâtundan renkleriyle ama hep kızıl...Bir deniz kıyısında oturur, her renginde o şarkılardan birinin güftesini buluruz, geçmiş sevdaların hüznünü yudum yudum içerek...
Şiirler düşer yüreğimize, o hüzünle de mutlu oluruz...
Papatyalı, gelincikli çayırlarda dolaşırız, baharı koklayarak... Sonra güz gelir, yok olur papatyalar gelincikler o çayırlarda, güz güllerinde koklarız yaşamak sevincini...Biliriz ki, bir daha baharda yine gülümseyecek bize o kır çiçekleri, nisan yağmurlarından sonra...
Yaşam, sürüp gider, cızırtılı bir taş plâktaki eski bir şarkı gibi...
Sen sevmesen de olur, sevgi hep benden olsun,
Gülerek bir bak, yeter, iş ki gönlünden olsun.
Kapat gözünü ve sus... Uzat dudaklarını;
Sevmişim be güzelim, ecelim senden olsun...
Sohbetin, âşıka doyumsuz bir tat,
Başka bir mutluluk vermezsin, heyhat!
Ne şarkı, ne şiir, ne bir iltifat;
Ara-sıra hoş bir kelâm et yeter...
Beni mest eden o tatlı gülüş,




-
Filiz Kalkışım Çolak
-
Günay Öztürk Özdemir
-
Fatma Avcı
Tüm YorumlarHoşgörüsü ,pınarlar gibi akar şiirin duvağından ;uçar bir kızın sinesine konar ,bir oğlan gülümser göğsünde, göğün kuşağından rengarenk sevgiler diziliverir boynuna insanın, Ünal babacığımın dokunuşlarından.Sabah eğilir, suyun çehresinden öper, inci tanesi gibi yaşlar sıralanır gözlerinden güle mera ...
'Öyle bir sen ol ki içimde, içinde hep ben olayım.'.. (*)
Tek bir mısra, satırlara bedeldi. güçlü kaleminizi ve yüreğinizi kutluyorum Sayın Ünal bey
herkese göre bir şiir olmuş... :) :) :) :) :