Kızgın rüzgârlar esti o kızıl dudaklardan,
Titredi, ona doğru savruldu dudaklarım.
Kollarımda süzüldü, bin nazla, bin işveyle,
İpek tenin tuzuyla kavruldu dudaklarım...
Baharın coşkusuyla, açılmış çiçek gibi,
BEN PES ETTİM AMA, GÖNÜL ETMİYOR...
Her sevda, ömrümde farklı bir renkti,
Sevgisiz günlere dargınım şimdi.
Sevmek, benim için, yaşama denkti,
Tükenmiş gönlüme kırgınım şimdi.
'Türk'ü aşağılayan, dışlayan iki yüzlü Batı'nın, ne sahte dostluğunda, ne de parasında pulunda gözümüz yok. Bizim tek ülkümüz, bayrağımızı
sonsuza dek, hep özgürce dalgalandırmaktır..'
MESAJ
Müftehîrim Türk olmakla, Garpta gözüm yok benim
BİR ÖMÜRLÜK OYUN
Gençlik, ulu ağacın çiçek açmış dalları;
Ümitle doğan güneş, sevgi dolu bakışlar
Sevdayla çarpan yürek ve papatya falları,
Hatıralarla dolu baharlar, yazlar kışlar...
NE DEMİŞTİ- NE YAPTIK
O DEMİŞTİ Kİ:
Ey Türk Gençliği!
Bugün, vuslat günümüz
Hasretliğe doy da, gel.
Bu, bizim düğünümüz;
Kınalan gel, toy’da gel!
Denizlerin engini
Gel güzelim, geç karşıma, seyredeyim bir, hele
Nispet olsun menekşeye, karanfile ve güle.
Ayrı düşmüş birbirinden, hasret kalmış, özlemiş
Gözlerimiz, halay çeksin, tutuşarak elele...
Koy avcuma ellerini, tenim yansın, tutuşsun,
Gözlerini sevdiysem
Elâ olduğundan değil,
Sevgiyle baktıkları
Ve senin oldukları içindir,
Saçlarını sevdiysem
Dört dizemde, dört şeker tabağı sunuyorum sizlere;
Ezmeler, lokumlar var, çikolatalar filan
Lütfen, herkes sevdiğinden buyursun alsın,
Bayram boyunca, ağzınız hep tatlı kalsın...
Bu bayram kusurluyum, gidemedim büyüklerime
yarım yüzyıl kadar önce, bu ülkede 'Yüksek Adalet Divanı' adı ile bir rezalet yaşandı.
'Sizi buraya getiren kuvvet, böyle istiyor' diyebilen ve o talimat gereğince karar verdiğini adeta itiraf eden Karagöz sesli bir başkanla, onun Hacivat sesli savcısı,, üçü gerçekleşen bir sürü idam kararı verdiler.
O kararlarla idam edilenler, elli yıldır, bu milletin büyük çoğunluğunca kahraman oldular milletin gönlünde.
Fakat, o rezil mahkemenin bu Karagöz başkanıile Hacivat savcısı, aradan geçen bunca yıl, adalete sürülmüş pis lekeler olarak, tiksintiyle anılıyorlar, rahmetle bile değil...
Bu gün de ilginç bir gelişme yaşanıyor ülkemizde.
Türkiye Cumhuriyetinin Genel Kurmay Başkanı, terör örgütü kurmak ve yönetmek suçundan müebbet hapse mahkum ediliyor yine bir mahkeme tarafından.




-
Filiz Kalkışım Çolak
-
Günay Öztürk Özdemir
-
Fatma Avcı
Tüm YorumlarHoşgörüsü ,pınarlar gibi akar şiirin duvağından ;uçar bir kızın sinesine konar ,bir oğlan gülümser göğsünde, göğün kuşağından rengarenk sevgiler diziliverir boynuna insanın, Ünal babacığımın dokunuşlarından.Sabah eğilir, suyun çehresinden öper, inci tanesi gibi yaşlar sıralanır gözlerinden güle mera ...
'Öyle bir sen ol ki içimde, içinde hep ben olayım.'.. (*)
Tek bir mısra, satırlara bedeldi. güçlü kaleminizi ve yüreğinizi kutluyorum Sayın Ünal bey
herkese göre bir şiir olmuş... :) :) :) :) :