Gecenin gizem dolu sessizliğinde
Issız gölde mehtap, nilüferler ve siz
Okumaya doyulmayan bir şiir gibiydiniz.
Saçlarınız dağılmıştı suyun yüzünde
Kızıl alevlerle yanıyor gibiydi göl
Ve ayışığı vurdukça yüzünüze
Bir sevdâ yaşadık; sevdâdan öte,
Bir dünyadaydık sanki, dünyadan öte...
Bu koca âlemde sadece ikimizdik...
Ne çıkmazlardan geçtik,
Ne fırtınalar geçirdik,
O, çevredeki en ulu çınarın en yüksek dalının tepesindeki en genç ve en
güzel yapraktı...Parlak yeşil rengi ve göklere ulaşan yeri nedeniyle çok mağrurdu.
Etraftaki bütün bitkilere yüksekten bakıyor ve onları çok küçük görüyordu.
İki sevgilisi olduğuna inanmıştı; Güneş ve Rüzgâr...Bunların ikisinin de kendine âşık olduğunu sanıyordu.
Gerçekten, Güneş, sabahın ilk ışıklarını hep ona gönderir, en önce ona 'günaydın' derdi. Nasıl da gururlanırdı o ışıklarla pırıl pırıl parlarken...
Rüzgâr da hafifce eserek gelir dansederdi onunla sık sık...Ne kadar mutlu
Nâzınla incittiğin gönüller paramparça,
Kırdığın billûr kadeh, şimdi bir avuç sırça...
Sen çekinme, kır câmı, dökülsün hep bâdeler,
Naz sana yakışıyor, kıvransın üftâdeler...
Nazınla haram ettin baharı da, yazı da,
ÖZGÜRLÜK
Bir çağlayandan dökülen kar suyunu içmek gibiydi özgürlük
Tıkamayın suyun yolunu kirli ellerinizle
Aykırılıklarınıza alıştık, kanıksadık.
Daha fazla bulandırmayın suyumuzu;
FERYAT
Öyle denî bir zaman ki, yalan, dolan ve hep riyâ,
Ahlâk çökmüş, zina moda, ne ar kalmış ne de hayâ.
Rüşvet serbest, hırsızlık hak, güçlü haklı,hak hukuk yok;
AŞKIMIN ŞİRVÂNI
Leblerinle teskîn eyle, derdimin dermânı ol,
Bûselerle teshîr eyle, mutluluk fermânı ol.
Sen ki, gönlümün sultânı, aşkımın şirvânısın,
Ser verir de, yâr vermez şu gönlümün kirmânı ol...
SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ
Bir emanetimiz var, yabancı bir toprakta,
Vatandan ayrı düşmüş, yâd ellerde, firakta...
Üzerinde bayrağım, yorgun dalgalanıyor,
Üç kıt'ada dolaşmış, şimdi bu son durakta...
BİR ŞARKININ HİKÂYESİ
Ahmet Rasim Bey (1864-1932) : gazeteci, yazar, tarihçi, şair, güfte yazarı ve bestekâr olarak, edebiyat, bilim ve musiki dallarında sayısız eserleri olan, çok önemli ve çok değerli bir isimdir.
Babasız büyümüş olan bu büyük ustanın; gençliğinde, belki yakışıklılığının da desteğiyle, çapkınlığı ve ömrü boyunca da musiki toplantılarını ve içkiyi sevdiği bilinmektedir.
Ancak, bütün bu zevklerini âdâbı içinde yürüttüğünden, ismi hiçbir zaman lekelenmemiş, nitekim vefatına kadar, Atatürk döneminde İstanbul Millet Vekilliği görevini sürdürmüştür.
VARIŞA DOĞRU
Gönlüm, hayat veren, renkli bir bahçeydi önceleri
Tırtıl yedi, tüketti hep umut rengi yoncaları.
Şimdi birer ateş olmuş, dokunamam, koklayamam
Bin emekle büyüttüğüm, sevda kokan goncaları...




-
Filiz Kalkışım Çolak
-
Günay Öztürk Özdemir
-
Fatma Avcı
Tüm YorumlarHoşgörüsü ,pınarlar gibi akar şiirin duvağından ;uçar bir kızın sinesine konar ,bir oğlan gülümser göğsünde, göğün kuşağından rengarenk sevgiler diziliverir boynuna insanın, Ünal babacığımın dokunuşlarından.Sabah eğilir, suyun çehresinden öper, inci tanesi gibi yaşlar sıralanır gözlerinden güle mera ...
'Öyle bir sen ol ki içimde, içinde hep ben olayım.'.. (*)
Tek bir mısra, satırlara bedeldi. güçlü kaleminizi ve yüreğinizi kutluyorum Sayın Ünal bey
herkese göre bir şiir olmuş... :) :) :) :) :