Ünal Beşkese Şiirleri

980

ŞİİR


50

TAKİPÇİ

Ünal Beşkese

Rüzgar susmuş, deniz sakin, öyle bir güz akşamı,
Ellerin ellerimde, gözüm gözüne dalmış...
Denizin mavisine bir pembelik katarak
Dağların arkasına doğru süzülmekteyken

Geldi de, tam karşında durdu akşam güneşi,

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Siz, kış düşlerimde çam ağaçlarımı süsleyen bembeyaz kardınız
Ve baharda gönlüme düşen her cemrede siz vardınız..
Bir pembe buluttunuz, önce nisan yağmurlarında üzerime yağdınız,
Kaçamadım o pembe renginize vurulmuştum, beni fena ıslattınız..
Sonra acıdınız mı bana bilmem,
Tutup ellerimden beni de bulutların üstüne çıkardınız;

Devamını Oku
Ünal Beşkese

HAYDİ, ALLAH AŞKINA

Burası Türkiye'dir, bu benim memleketim,
Burda bir tek devlet var, o da benim devletim
Bu bayrağın altında, bu toprakta yaşayan
Kürt, Lâz, Çerkez fark etmez, hepsi benim milletim.

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Endülüs akşamları, kızıl saçların gibi,
Arena kumundaki kan, dudakların gibi...

Oysa, matador sendin, kılıç senin elinde,
Olle, ölüm demekti, arenanın dilinde...
Al bir şalla kandırıp çektin beni ölüme,

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Ben sana mahkûm, hem müebbet,
Ben sana vurgun, ben sana yangın, ben sana hasret...

Bir gülüş yansır yüzüme, yüreğime damlarken gözyaşlarım,
İsyan edemem kadere, boynum bükük,
Zaman, hep kendi notalarını çalar, benim bestelerim düşlerimde kalır

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Ne olurdu hiç kurumasaydı yolumuzun üzerindeki sevgi ağaçları,
Her bahar erguvanlar açsaydı, el ele yürürken gözlerimizde,
Ne olurdu hep yağsaydı o Nisan yağmurları,
Umut damlaları ıslatsaydı saçlarımızı,
Özgürlüğü koklasaydık ıslanan topraktan doya doya
Ve huzur solusaydık gökyüzünün o sonsuz mavisinden.

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Akşamın, eflâtundan menekşeye döndüğü zamanlar gelirdin,
Yudumlanmadan koklanan şarap kadehi gibi
Sarhoşluğun başlangıcıydı bu, bilirdim.
Ellerin hep 'haziran güneşi' gibi olurdu ellerimde,
Gözlerin, kumsala vuran dalgalardı gözlerimde; vurup vurup çekilen...
Sesin çıkmaz mıydı, ben mi duymazdım

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Gel, yıldızlı bir gecede bir deniz kıyısında
Sarmaş dolaş olsun gönüllerimiz,
Dans etsinler dalgaların müziğiyle, sabaha kadar...

Gel, dudaklarımla toplayım teninin her noktasından
Her birinde bir yıldızın aksi parlayan çiy tanelerini

Devamını Oku