Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Ben Çoruh’un kızıyım
Ömrümüzde tıpkı tabiat gibi mevsim mevsimdir.Her mevsim bir birini takip eder, atlamak ne mümkün ! Bizlerde ömrümüzün beşinci mevsimi ve dördüncü cemresindeyiz.Ama sormadan geçen zamana ve yıllara inat yaşamalıyız ömrümüzün sayılı yıllarını.Okyanuslar gibi dalgalı, deli uslanmayan gönlümüzün sesine uyalım ,seherin tan vaktinde uykuları haram edip çıkalım dağlara. İkiz Sitare Dağ’ının zirvelerinden kardan dondurma yapıp yerken ,Yasemen ve Bülbü ...



