Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.
Devamını Oku
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.




o, nesneyle insanın arasındaki tüm sınırlamaların düellosudur.kim demiş nesne konuşmaz diye. işte bak, yazar ile arasındaki tüm aralar bile aralıksız dilleniyor birer ikişer. daktilo, masa, duvar, televizyon, kapı hep birşeyler söylemek için kendi evrenlerinin sınırına gelip dayandılar bile.
belki de siz de birer nesnesiniz. kendinizi insan sandığınız ve hep öylece bildiğiniz.
kimbilir...
o hayatımın uğuruydu.. şimdi... o gitti.. ve ben uğursuz bir yaşamda kalakaldım.