*Üflenti Şiiri - Yalçın Ergün

Yalçın Ergün
45

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

*Üflenti

Sotada bekleyen aşık rolünün en sıkıcı sahnelerini oynuyorum şu sıralar
Kırıntılarla beslenen serçe taklidinin de sanatsal değer taşımadığı günler üstelik
Sabreden derviş örneğinin yeni varyasyonu… “Geberik düşünceler”
Mütevazı olmanın ezik olmaya eşdeğer tutulduğu yepyeni bin yıl!
Girin lütfen… kapı açık!

Habire hayaller geçer aklımdan, bir saat sarkacı kadar seyirli ve sıkıcı
Gözlerimi kaparım „O“ vardır… Açsam yine değişen birşey yok
Gökten düşecek üç elmadan birini beklercesine, ağzım beş karış açık izlerim olanları
Bir vardır, bir de vardır... Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bokunda püsüründe…

Karışık zihinlerin paradoksları içinde yüzen denklemler gibi
Alabora sevdaların içinde batmaya yüz tutmuş bir sandaldır adeta yüreğim
Düşmüş ya bir kere denize, bulsa sarılacak adeta yılanlara
Oysa ki çoktan sarılmış sarmalamışımdır da, bir medet de ondan bekler dururum

Sevginin değerini bilmek kadar değersiz görünen gereksiz romantizm benimkisi
Ya da birine değer vermek kadar manasız, beş para etmez çapulcu bir zihniyet
Safra suyu kadar acı, limon kadar mayhoş ama bir o kadar gerekli, yararlı, acımtırak
Akşamdan kalmışlık gibi iğrenç, kusmuk kokan, bulantılı ve baş ağrılı bir sevda…

Hep uzak acılarım vardı benim oldum olası... Bilindik, sürekli, koyu zifir misali
Ama hep sıcak ve pis kokan nefeslerini ensemde hissettiğim!
Hep unutulmak istenmesine rağmen, yalnızca hatırlanmaya meyilli olan
Benden yana acıların... Senden yana acılarım... Hayıflarımız, ayıplarımız

Seni sevdiğimi bildiğin kadar biliyorum, senin de beni sevdiğini
Yani açılmamış bir kutu, cevapsız bir bilmece gibi
Sana verdiğim değer kadar biliyorum, senin de bana değer verdiğini
Iskarta bir giysi, stepne bekleyen güve mağduru bir eski ceket gibi...

Hem seviyor, hem de kaçıyorum nefes nefese senden
Biliyor, ama söylemlere dökemiyorum o en derin hislerimi
Uzağa işeyenin kazanacağı ebleh bir yarışma sanıyorum belki aşkı
Belki de zarar vermek istemiyorum ama büsbütün yıkıyorum kendimi

Allah korusun! Benden önce ölürsün diye ödüm kopuyor lakin,
Kaşığı ve onu dolduracak kadar suyu senden önce bulma gayretindeyim
Delicesine, uçsuz bucaksızca seviyorum seni fakat,
Nefretin en yoğunu da yerleşmiş zihnimin güneş görmeyen tarafına

Aşk sandığım belki de uzak doğunun efsunlu mantarlarından gelmiş,
Türlü kimyasal maddelerin bileşiminden oluşmuş esrardan başkası değil!
Duyduğum, hissettiğim, için için yandığım, ölümü göze aldığım herşey
Kim bilir belki, o esrardan çekilip bırakılan çakır keyif bir nefes, ufacık bir üflenti...

29.11.2001

Yalçın Ergün
Kayıt Tarihi : 3.12.2001 16:29:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Ayça Onuk
    Ayça Onuk

    ŞAHANE VALLA

  • Türkan Akıncı
    Türkan Akıncı

    Sanırım, oldukça realist bir kişiliğe sahip bir şair Yalçın Ergün. Ve 'her doğrunun, her yerde söylenmeyeceğini' ısrarla reddeden bir yapıya sahip. Nefret, hasret, aşağılanma, aşağılama... Değişik bir kombinasyon. Yani aşk! Tebrikler.

  • Yahya Kemal Taş
    Yahya Kemal Taş

    çok güzel bir şiir
    yüreğine sağlık

  • Lale Yılmaz
    Lale Yılmaz

    Söz veriyorum bu tarihe kadar olanlara son yorumum bu :) Aşkın tarifini yazarken ölçek olarak ağırlık birimi mi kullanırsınız yoksa bardak mı? Şaşırdım kaldım. Hangi kafayla yazılır bunlar?

  • Aslıhan Tuna
    Aslıhan Tuna

    Marx din ile afyonu benzetir birbirine. Üstad ise aşk ile afyon arasında benzetme yapmış. Kabulleniş, sevginin en yoğunu, nefret, küçük düşme. Kısaca biz! Bambaşka bir bakış açısı. Tebrikler. Tesbih taneleri gibi uyumlu bir şiir. Umarım hak ettiği değere hem kendisi hem de şiiri ulaşır.

TÜM YORUMLAR (5)