@SERHAT GAZİ:
Aramızda bir uçurum var…
Dibini ne sen görürsün,
ne ben.
Ama nedense
en çok o uçurumun kenarında
hissediyoruz birbirimizi.
Kimse bilmez bu sızının adını.
Kimse bilmez
bu gecenin içimizde bıraktığı kederi.
Zaman bir fısıltı gibi geçiyor üzerimizden;
dokunduğumuz her yer
biraz daha eksiliyor,
biraz daha kanıyor.
Bazen düşünüyorum…
Can mı değdi tenine,
yoksa içten içe akan
o görünmez kan mı?
Bir ömrü tek bir ana sığdırdık sanki.
Sonra o anın altında
ikimiz de ezildik.
Gözlerindeki o mahzun gölge…
Hangi kırgınlığın mirası?
Hangi yarım kalmışlığın
sessiz hatırası?
Bazen tek bir dokunuş yetiyor
insanın içini paramparça etmeye.
Ne iyileştiriyor,
ne öldürüyor…
Sadece bırakıyor seni
o bitmeyen arafta.
Sanki dünya koca bir yalanmış da
tek gerçek,
ikimizin arasında
sessizce ağlayan bu hikâyeymiş.
Gidenlerin ardından bakmadık.
Kalanların neşesine
ortak olmadık.
Biz gölgede oturmayı seçtik.
Kendi yaralarımızı
birbirimizin gözlerinde gördük.
Ve belki de
kimsenin bilmediği bir yerde
birbirimize tutunduk.
Sorma bana
“Ne zaman biter bu keder?” diye.
Bilirsin…
Bitmeyen şeylerin adına
kader denir bazen.
Bizimki de
bitmeyecek bir gecenin
herkesten saklanmış
ilk saati gibi.
Işıkları söndür…
Kimse yandığımızı anlamasın.
Pencereleri kapat…
Fırtınamız dışarı sızmasın.
Bırak canını acıtan ne varsa
aksın içinden.
Korkma…
Ben buradayım.
Kimsenin olmadığı,
kimsenin bizi anlamadığı
o en derin karanlıkta bile
yanındayım.
Ve eğer can değdiyse canına,
ben senin canın olayım.
Eğer kanadıysa bir yerin,
bırak o yara ben olayım.
Sen yeter ki düşme…
Çünkü bazen insanı iyileştiren şey
yarasının kapanması değil,
o yarayı gören birinin
sessizce yanında kalmasıdır.
Kayıt Tarihi : 8.09.2026 21:10:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!