Ubeydullah GÖKTEKİN Kimdir?
Hep Düşünür Bazen Yazar
1987 yılında Giresun, Bulancak İlçesinde doğdu. Çocukluğu Eskişehir, Gümüşhane ve Giresun illerinde geçti. Üniversiteyi Konya’da okudu.
Çocukluk yıllarından itibaren AGD ve TÜGVA gibi sivil toplum kuruluşlarında yer aldı. Üniversite yıllarında, gençliğe yönelik bir çok projenin içerisinde bulunarak gazete, dergi ve bültenler hazırladı. GülMuhammedim.Org ve Söz Bahçesi gibi web portalları oluşturdu.
Bir çok sivil toplum kuruluşunda gençliğe yönelik Avrupa Birliği ve Bakanlık Projelerinin hazırlanmasında ve uygulanmasına katkı sağlayarak resmi görevlerde bulundu.
Hazırladığı ve uyguladığı projelerden bazıları, Geleneksel Pazarcılığın Yaşatılması için Yeninde Eğitim, Bulancak’ta Parlayan Yıldızlar, Yurtlar Hayat Buluyor, İş’te Kur’an Öğreniyorum, Camiye Gidiyorum Kur’an’ı Anlıyorum ve Bulancak Kitap Kahve…
On yılı aşkın süredir kişisel web sayfasında blog yazarlığının yanı sıra yerel ve bölgesel bazlı basılı ve internet gazetelerinde köşe yazarlığı yapmaktadır.
Anadolu’nun hemen her şehrinden su içen, yollarında yürüyen, kültürü ile yoğrulan birisi olarak Türkiye’nin 70’den fazla iline gençlerle gezi projeleri düzenleyen ve gençlere rol model oluşturma, vizyon oluşturmaya gayret gösteren biri.
Tüm zamanını ve gençliğini gençlerle geçirmeye çalışan, “Gençliğini nerede harcadın?” sorusuna en iyi cevabı verme gayretinde olan biri.
Evli ve iki çocuk babası olan Sır 'Vuslat' kitabının yazarı Ubeydullah Göktekin, insanın yaratılış gayesini anlamak, anlatmak ve anlatılmasına katkı sağlamak için çalışmalarını sürdüren, Sır’ra vasıl yollarda ‘Vuslat’ arzusunu yazan, yaşayan biri..
Eserleri
Sır 'Vuslat' Kitabı
Kişisel Blog
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!