Tulum
Sustu dağlar, dindi yel, bir nefesin kaldı içimde,
Tulum dillenir ey yâr, sensiz bu loş gecede.
Her bir teli hasret kokar, her çığlığı ismin,
Bir horon gibi deli, bir mezar gibi sessiz...
Gözlerin... Ah o gözlerin, yayla serinliği yüreğimde,
Tulumun çığlığında sızlayan, kanayan bir yara gibi.
Buldum sende bu derin huzuru, bu dingin ölümü,
Ezelden ebede, sana bağlı, sana köle, sana tutkun...
Dağ rüzgârı söyler adını, sanki bir intihar türküsü,
Tulumun sesinde aşkımızın tadı, hem zehir, hem merhem.
Gözlerinde buldum bu derin uçurumu, bu sonsuzluğu,
Sensiz yaşamın yoktur anlamı, sensiz tulumun yoktur sesi...
Dökülsün bu gece her bir tının, dökülsün gözyaşın,
Tulum sussun, yürek konuşsun, bu son haykırışım.
Sana yazdım bu şarkıyı, sana çaldım bu havayı,
Ezelden ebede, sana bağlı, sana köle, sana tutkun...
Dinsin artık yaylanın o uğultulu sisi,
Geceye mühürlensin tulumun son nefesi.
Sönsün gaz lambası, konuşmasın fani dil;
Gözlerin gözlerimde kalsın tek şahidi.
Varsın dağılsın horon, yorulsun dizlerimiz,
Uçurum kenarında birleşti gölgemiz.
Biz bu hırçın dağlarda ebedi bir iz bıraktık;
Aşk dediğin, tulumun çığlığında saklı son yeminimiz.
Sussun dağlar, sussun zaman, devrilsin devran;
Seninle bir nefeste biter her bir kâinat.
Tulum kapansın artık, bitti bu yüce dastan;
Sende doğdum ben yâr, sende ölmek teferruat.
Gece Gözlü
Kayıt Tarihi : 24.08.2026 23:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!