Dergâh-ı izzete sürdüm bu gece rûy-i siyâh,
Açıldı bâb-ı rahmet, kalmadı kalpte hiç âh.
Bir safâ-yı bâtın sardı dört yanımı aniden,
Tevbe ile şâd oldu bu garip, feryâd-ı gâh.
Zulmet-i nefisten kurtulup erdim bir nûra,
Gönül bir kâşâne döndü, erdi huzûra.
Nedâmet mülkünün sultanı oldu bu derviş,
Mest olup daldı ruhum o bitmez sürûra.
Halka-i zikirde erir bütün kederler,
Müjdeler fısıldar diller, müjdeler gökler.
Tevbe-i nasûh ile tazelendi bu can,
Dergâhta her nefes, bin bir bayram bekler.
İlticâ ettim Hakk’a, buldum mülk-ü bekāyı,
Terk eyledim dünyada olan her cefâyı.
Feyz-i Rabbânî ile doldu bu mahzun gönül,
Süreriz dergâhta şimdi devr-i safâyı.
Gökhan Öztürk
Gökhan Öztürk 3Kayıt Tarihi : 5.3.2026 22:41:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Dergâh-ı izzet: İzzet ve şeref kapısı (Allah'ın huzuru). Rûy-i siyâh: Kara yüz (günahkar yüz). Bâb-ı rahmet: Rahmet kapısı. Safâ-yı bâtın: İç huzur, gönül ferahlığı. Zulmet-i nefs: Nefsin karanlığı. Kâşâne: Köşk, saray gibi geniş ve ferah yer. Nedâmet: Pişmanlık. Sürûr: Sevinç, neşe. Tevbe-i nasûh: Tam ve samimi bir tövbe. İlticâ: Sığınma.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!