Nedir ki bir çınarın hakkı
Çok şey istemez kurumuş dalları
Tek gereken biraz meltem rüzgarı
Bunun için üzmeye değer mi çınarı
Kaç gecemiz daha geçecek böyle
Sen benim gönlümde
Bense ıssız Ankara’nın sokaklarında
Kaç kez daha odamın en soğuk köşesinde
Ağlarken bulağım kendimi
Anlatabilseydi keşke
Bir aşk bahçesi bizimkisi
Sulanmaya hasret kalmış belli
Ne çiçek açmış
Ne yaprakları dökülmüş ağaçların
Hala bıraktığımız gibi
Unutmamış ya eski günleri
Uykumu bölüyor kanlı bir ustura
Ölüyorum ne zaman görsem dudaklarında
Şüphesiz nefretin bana
İnce ipte oynuyor bir âmâ
Ben içimde sensiz bir çınar büyüttüm
Sensiz bir zindanda çürüdüm
Sessiz, bomboş bir odada saatlerce düşündüm
Çaresizlikle dolu hırçın dalgalarımızı
Bensiz nasıl da gülüp oynuyorsun
Sanki hiç denize açılmadık
Ne güneş doğar ne ay batar
Gece yazar uykusuzlar
Düşünmeyi pek severler sabaha kadar
Unutulup gider aşklar
Hasret kaldım bir avuç melteme
Özledim o nemli rüzgarları
Göremiyorum artık
Sonbahar mevsiminde dökülen yaprakları
İçimde bir şeyler eksik
Anlayamıyorum artık tabiatı
Güzelliğine çare bulmak gerek
Yoksa bu yiğit bir çift göz uğruna ölecek
Ah nasıl bakar gözlerin
Ne vakit görsem dağlanır yüregim
Güzelliğinden âlâ zehir görmedi dünya
Cenneti seziyorum kırmızı dudaklarında
Koca bir okyanus kadar yorgunum
Ne kimseler gecmis benden
Ne kimselerin canini almisim
Dalgalarımda bir çocuk oynamis sahil kenarinda
Bir baska zaman bir denizciyi yarinden ayirmisim
Hic durmadan ordan oraya vurmusum kendimi
Hicbir soz yetmiyor anlatmaya gözlerinin kahvesini
Bir ben bir de arşınladıgım sokaklar bilir seni nasıl sevdigimi
Sesin yankilaniyor bos odamda geceleri
Görüyorum ruyalarda bile seni ve senin bana gulumseyini




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!