Kalemi aldım yine elime ...
Hayal dünyama kaçıp...
içimdeki biriken kelimeleri atmaya aldım defterimi önüme ...
Aklıma gelen bir hikaye ..
Bunun adı biraz aşk...
biraz teslimiyet...
biraz da korku ...
İnsan bazen birinin elini tutarken yürüdüğünü sanır ya...
meğer gözleri kapalıymış...
Körleşir...
Sonra bir an gelir...
Bir an...
Ve
gözlerini açar ..
sevginin onu nereye kadar getirdiğini görür:...
uçurumun kenarına...
Ve sonunda başlıyorum yazmaya...
Elini tuttum,
dünya yerinde sanıyordum.
Yollar bize çıkıyor,
gökyüzü yalnız bizim için
bu kadar mavi duruyor sanıyordum.
Seni öyle sevdim ki,
adımlarımı saymayı unuttum.
Nereye gittiğimizi sormadım,
çünkü elin elimdeydi;
insan sevdiğinin elindeyken
kaybolabileceğine inanmıyor.
Gözlerimi kapattım belki,
belki sen kapattın,
belki aşk dediğimiz şey
biraz da isteyerek kör olmaktı.
Yürüdük.
Ben her adımda
sana biraz daha yaklaşırken,
kendimden biraz daha uzaklaştım.
Sonra birden
gözlerimi açtım...
Önümde sonsuz bir boşluk,
ayağımın altında kırılan taşlar,
arkamda ise
sana inanarak geçtiğim bütün yollar vardı.
Uçurumun kenarındaydım.
Ve en acısı şu değildi:
düşebilirdim.
En acısı,
hâlâ elini tutuyor olmamdı.
Sana baktım.
“Beni buraya sen mi getirdin?” diyemedim.
Çünkü cevabından korktum.
Belki sen hiç çekmedin beni.
Belki ben,
senin elini bırakmamak uğruna
uçuruma kadar kendim yürüdüm.
İşte o an anladım:
İnsan birini çok sevince
onun peşinden gitmez yalnızca;
bazen kendi sınırlarını,
kendi sesini,
kendi yolunu da geride bırakır.
Aşk bazen
bir elin sıcaklığına inanıp
ayağının altındaki toprağı unutmakmış.
Ve sevmek,
her zaman birlikte düşmek değilmiş.
Bazen
uçurumun kenarında
o eli son kez sıkıp
kendini seçebilmekmiş.
Arzu UschiKayıt Tarihi : 13.09.2026 18:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!