Toprak Şiiri - Serdar Tunçluer

Serdar Tunçluer
396

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Toprak

Her keşke isyandır kadere,
Yaşayan bilir, nedendir sebep,
Vuslattır bilinmez, hicranın sonu,
Ancak, makberde yok olur gider,

Bazen, dalar hayallerine,
Ummanı kaplar onlarca soru,
Cevapsız kalır her bir keşkesi,
Ancak, toprakta yok olur gider,

Kimbilir kimdedir mazinin suçu,
Değermi sorgusu, geçmişi boşver,
Ama bir şeyi unutmam asla,
O da benimle yok olur gider.

Serdar Tunçluer
Kayıt Tarihi : 6.08.2007 15:27:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


1902 doğumlu Selahattin Pınar, Ticaret Mektebi’ni bırakıp müziğe başladı. Oysa babası eski Denizli Milletvekili Sadık Bey, onun hukukçu olmasını istiyordu. Birgün Denizli’den gelen eşraf için kurulmuş bir sofrada Sadık Bey’e oğlunu sordular; Selahattin de sofradaydı. Sadık Bey, o yokmuş gibi “Selahattin çalgıcı oldu” dedi. Selahattin ayağa fırladı ve “Babacığım, rica ederim,.. ben çalgıcı değil, sanatkarım” diye itiraz etti. Sadık Bey, pek sevimsiz bir küfürle yanıtladı bu çıkışı.. Bunun üzerine Selahattin Pınar, ceketini alıp sofrayı terk etti. Kapıdan çıkarken döndü ve şöyle dedi; “Babacığım, bir gün gelecek, benim adımla anılacaksınız.” Sadık Bey, yanıbaşında bulunan gaz lambasını oğluna doğru fırlattı. Çıkan yangını güç bela söndürüldüler. Selahattin kapıyı çarpıp çıkmıştı bile.. Asla baba evine geri dönmeyecekti... 1902 doğumlu Afife Jale, İstanbul Kız Sanayi Mektebi’nde okuyordu. Ama onun aklı tiyatrodaydı. Oysa o yıllarda, Müslüman kadınların sahneye çıkmaları yasaktı. Buna rağmen 16 yaşında talebe olarak Darulbedai’ye başvurdu ve kabul edildi. Babası Hidayet bey, kızını bu sevdadan vazgeçirmek için çok uğraştı. Başaramayınca sertleşti. Ona “Fahişe” dediği bir gün “Benim Afife diye bir kızım yok” diye gürledi. Zaten Afife artık sahnede, “Jale” adını kullanıyordu. Sanatı için baba evini terk etti. Hicaz makamındaki O Selahattin Pınar bestesindeki gibi “Bir Bahar Akşamı” rastlaştılar. İstanbul Kuşdili Çayırında.. Hafız Burhan konserinde… Selahattin Pınar, üstadın arkasında tambur çalıyordu. Nicedir saz salonlarının en sevilen besteci ve icracilarindan biriydi. Afife Jale ise Darulbedai’de sahneye çıkarak “Tiyatrodaki ilk Müslüman kadın oyuncu” olarak tarihe geçmiş, ancak tiyatro zaptiye tarafından basılınca kapı önüne konulmuştu. İşsiz, sahnesiz ve kimsesizdi. Acısını yatıştırıcı haplarla dindirmeye çalışıyordu. İkisi de 25 yaşındaydı. Belki de güftedeki gibi... “içimde uyanan eski bir arzu dedi ki yıllardır aradığın bu şimdi soruyorum büküp boynumu daha önceleri nerelerdeydiniz” dediler ve evlenmeye karar verdiler. Gençliklerini acılar içinde harcamışlardı. Evlenince hayat boyu ıskaladıkları her şeyi birlikte yapmaya çalıştılar. Evde saklambaç oynadılar. Bahçede enginar yetiştirip yarıştılar. “Bir çocuk resmi” kıvamında şiirler yazdılar. Pınar çaldı; Afife dinledi. Ancak güzel günler uzun sürmedi. Afife, tiyatrosuz yaşayamıyordu ve tiyatronun boşluğunu uyuşturucularla dolduruyordu. Suriye’li bir eczacı onu morfine alıştırmıştı. Selahattin Pınar, bir gün eşinin öğle uykusu için çekildiği odasının anahtar deliğinden içeri baktığında, damarına morfin şırınga ettiğini gördü ve çöktü. Morfin için eczacıyla ilişkiye girmişti Afife.. Ama Pınar, eşine öfkeden çok, merhamet duyuyordu. Onu hayata döndürebilmek için çırpınmaya başladı. Sürekli melankolik besteler yapar olmuştu. Çırpındılar, bu gidişi geri çevirebilmek için… Olmadı! Selahattin Pınar, kendisi de morfin tuzağına düşer gibi oldu. Bunun üzerine Afife, “Terk et beni” diye yalvardı ona. “Yoksa sen de mahvolacaksın, bırak beni gideyim” dedi. Pınar, 6 ay sonra Afife Jale’yi terk etti. Şimdi ikisi için de en kötü yıllar başlıyordu. Afife, kimsesiz ve beş parasız, tenha parklarda yatıp kalkar, aşevlerinde karnını doyururken, ayrıldığı eşinin kendisinin ardından yazdığı şarkıları taş plaktan dinleyip ağlardı. Ayrılık acısını yeni bir evlilikte dindirmeyi deneyen Selahattin Pınar ise hiç birlikte yatmadığı bu kadından kısa sürede ayrıldı... Afife Jale, kimsesizliğinin, terk edilmişliğinin, yoksulluğunun son durağı Balıklı Rum Hastanesi’nde bir deri bir kemik veda etti hayata.. Ölümü gazetelere haber bile olmadı. Cenazesine 4 kişi katıldı. Mezar yeri de mektupları ve fotoğraflarıyla birlikte kaybolup gitti. Unutuldu. Selahattin Pınar, Afife’nin ölümünün ardından paraladı kendini… Nice, hicran dolu besteye imza attı. Son katıldığı radyo programında “Hatıralar” şarkısını seslendirdi; “Beni de alın koynunuza hatıralar Dolanıp kalayım bir an boynunuza hatıralar.” Bir süre sonra müdavimi olduğu Todori meyhanesine gitti(Kalamış) , doktorların yasak ettiği ne varsa hepsini ısmarlayıp sofrayı donattı. Rakısını yudumlarken, son nefesini verdi. “Her yıl ölüm yıldönümümde mezarıma bir büyük rakı dökün” diye vasiyet etti. Son yolculuğuna mezarlıkta kendi bestesi çalınarak uğurlandı; “Söndü yadımda akisler gibi aşkın seheri…”

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Fikret Oğuztürk
    Fikret Oğuztürk

    BİLGİLENDİRME VE NEFİS ŞİİR İÇİN TEŞEKKÜRLER.

    TAM PUAN.

    SELAM VE DUA İLE.

    Cevap Yaz
  • Selahattin Bakır
    Selahattin Bakır

    Her keşke isyandır kadere,
    Yaşayan bilir, nedendir sebep,
    Vuslattır bilinmez, hicranın sonu,
    Ancak, makberde yok olur gider,

    Bazen, dalar hayallerine,
    Ummanı kaplar onlarca soru,
    Cevapsız kalır her bir keşkesi,
    Ancak, toprakta yok olur gider,

    Kimbilir kimdedir mazinin suçu,
    Değermi sorgusu, geçmişi boşver,
    Ama ben, bir şeyi unutmam asla,
    O da benimle… yok olur gider.Bu harika şiir için sizi kutlarım Defalarca okunmaya değer

    Cevap Yaz
  • Özay Sağlam
    Özay Sağlam

    Kimbilir kimdedir mazinin suçu,
    Değermi sorgusu, geçmişi boşver,
    Ama ben, bir şeyi unutmam asla,
    O da benimle… yok olur gider.
    çok güzeldi...saygılar

    Cevap Yaz
  • Erhan Demir
    Erhan Demir

    GÜZEL BİR ŞİİR.
    GÜZEL BİR PAYLAŞIM...

    VE ..SELAHATTİN PINAR ÜSTADI ANMIŞ OLDUK....

    YÜREĞİNİZE VE EMEĞİNİZE SAĞLIK.

    SAYGILARIMLA

    Cevap Yaz
  • Arap Kurt
    Arap Kurt

    Bazen, dalar hayallerine,
    Ummanı kaplar onlarca soru,
    Cevapsız kalır her bir keşkesi,
    Ancak, toprakta yok olur gider,

    Kimbilir kimdedir mazinin suçu,
    Değermi sorgusu, geçmişi boşver,
    Ama ben, bir şeyi unutmam asla,
    O da benimle… yok olur gider.

    çok güzel bir çalışma olmuş kutlarım usta
    saygımla

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (7)