Yürüdükçe dokundu ayaklarım, zeminin soğuk yüzeyine.
Yürüdükçe korkularım büyüdü…
Çabanın kazanma hazzı hızla düştü, tadını yitirdi.
Toprağın teni beni kendi karanlığına davet etmişti.
Kimsenin göremeyeceği kadar derindi kalbimin merkezinde açılan çukur.
Kendi ruhumu yine dilsizliğin ayasına mahkûm ediyordu o yokluk hissi.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta