Toprak, omzuma değip
“sıra sende” diyor usulca.
Bir tohum çatlıyor tam yanımda,
karanlığı yara yara
incecik bir umutla çıkarıyor başını.
Rüzgâr, saçlarımı değil
kederimi dağıtıyor.
Bulut, göğsümdeki ağırlığı
göğe asıyor hafiflesin diye.
Bir serçe konuyor yanıma,
ekmek kırıntısı değil
bir anlık cesaret arıyor.
Göz göze geliyoruz;
ikimiz de düşe kalka öğreniyoruz yaşamayı.
Karıncalar hâlâ telaşta,
karga hâlâ umursamaz,
salyangoz yoluna sadık.
Hiçbiri vazgeçmiyor payına düşenden.
Lime lime dökülsem de
bir yerimde filiz kalır.
Yağmur döverken toprağı
içimdeki çorak
suya kavuşur gizlice.
Sen ölsen ne olacak demiştin ya,
bak işte,
ölmek dediğin
toprağa sır vermek sadece.
Ben de sırrımı bırakıyorum yere.
Belki, bir yabani çiçek olur adım,
belki bir gölge serinliği.
bu kara toprak kimseyi eksiltmez;
her gidişi bir dönüşe saklar.
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 13.2.2026 18:48:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!