Düşlerimizin o kıyımsız örtüsüdür izlerini örtemediğimiz yaşam boyu. Bütün adımlarımız yüreğimize götürse de bizi, tuhaf bir yanılsamanın ardına takılışımız da bundandır.
Ağıtlar hep o viran gençliğimizin rüzgâr çanlarına benzer, umutları asarız kimselere göstermeden, çocuk avuçlarımızdaki işkence izlerini göstermeden kimselere.
Gecenin ırmaklarına kâğıttan gemiler salarız, ardından koşmaya yetmez gücümüz, erkenci menekşeleri o uzak bahçelerden toplamak için.
Çalar içimizde rüzgârın çanları
Ninnidir özlemini duyduğumuz
Sevidir hep eksik kaldığımız
Ve aşktır uğruna asırlardır şiirler yazdığımız…
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını