Aşkla dolu kervanlar,
Kalbimden her gün geçer.
Aşk şerbetin içenler,
Aşkın ağına düşer.
Gönlüm sevgi yatağı.
Gözlerimin, gözlerindir tek adresi
İçimdeki boşluğun sensin çâresi
Yüreğim, aşkının hep bir virânesi
Sözlerin, damlayan bir çiğ tânesi
O sevdân ki aşkların en şâhânesi
Aşk, âşığı topaç gibi döndürür.
Safiye Ayla'yı, Leylâ gibi gördürür.
Aşk, âşığı at gibi kişnetir.
Deli taylar gibi tepiştirir.
Her bir mısraya
yudum yudum sevdâ içirdim
Aşk ipliğiyle hepsini
birbirine geçirdim
Tüm endâmıyla öyle bir
aşk şiiri çıkıverdi ki ortaya
Bu sofra, bir aşk sofrasıdır; aşkın tadına doyum olmaz.
Bu sofra, sevda sofrasıdır; herkes gelip de oturamaz.
Bu sofrada asla ne bir çatal, ne de bir kaşık bulunmaz.
Bu sofra, aşıkla maşuğundur, başka bir aşık bulunmaz.
Yalnızlık, fokurdayan kızgın lavlarla
dopdolu bir krater gölüne
ayağı kayıp düşmektir bir anda
ne olduğunu bile hiç anlayamadan
Yalnızlık, kasırga rüzgârlarıyla
buruşuk bir kağıt gibi durmadan
Aylardan Temmuz,
Yıllardan bin dokuz yüz altmış dokuz.
Apollo 11 ay modülü
Kartal oldu süzüldü.
Kondu ay yüzeyine.
Kucak açtı ay dede
İnsanlar kendi işledikleri
Kabahatleri neden görmezlikten
Gelirler de görürler başkalarının
Yapmış olduğu yanlışları
Ben biliyorum gâlibâ
Bu sorunun yanıtını
Bak yollarımız ayrıldı yine,
Doyamadan bu aşka, sevgiye.
Kalakaldık yâr tek başımıza,
Doyamadan bu aşka, sevgiye.
Şimdi yalnızız bilmem ne diye?
Ağaçlar meyvedir.
Ağaçlar barınaktır.
Ağaçlar oksijen,
Ağaçlar sığınaktır.
Ağaçlar yeşilliktir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!