Tılsım Şiiri - Ömer Yücekaya 2

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir
Ömer Yücekaya 2
28

ŞİİR


12

TAKİPÇİ

Tılsım

Yiyecek verdiğim sokak köpeklerinin
minnettarlığı,
çapariden kurtarıp denize bıraktığım istavritin
teşekkürü,
kavurucu sıcakta su içirdiğim kuşların
ödülüydün sen…

Donmak üzere olan o yaşlı adamın,
ikram ettiğim tavşankanı çayı içerken
“Mevla’m sevdiğine kavuştursun.” dediği duaydın.

Bir kez yaşanan ve
bir daha yaşanmayacak olan
bir mutluluktu
seni sevgilim bilmek.

Gerçek olamayacak kadar güzel bir düştü
sana sarılmak,
seni öpmek…

Ki… Hâlâ en paha biçilmez hazinem sensin.
Gözlerimin ferinde hâlâ sonsuz bir evren,
her şeyin hızla tükendiği bu fırıldak dünyada
sürekli çoğalanımsın.

Sahi…
Nasıl oluyor da sen hiç eksilmiyorsun bende?
Bire kırk veren buğday başakları gibi,
ha bire nasıl çoğalıyorsun içimde?

Kaç mevsimdir yüzünü görmediğim hâlde,
Ziggurat tapınaklarından firar etmiş
bir Babil prensesi gibi
hâlâ nasıl doluyorsun anason kokulu gecelerime?

Nedir sendeki tılsım?

Kanlı adaklar adanan,
ziyaret olmuş bir türbe,
üstüne gül suyu serpilmiş
kutsal bir yatır mısın?

“Unutulmaz” denilen ne aşklar unutuldu da
sen nasıl unutulmuyorsun?

Aramıza serilmiş tuzak yollara ve
zamanın değirmeninde ufalanan yıllara rağmen,
hâlâ nasıl sevdirebiliyorsun kendini böyle?

Tozlu bir Tümülüsten çıkan
bir gözyaşı şişesi kadar
küçük müydü ki kalbim?
Senden başka bir kadın sığmadı,
sığmıyor içine…


Ömer Yücekaya 2
Kayıt Tarihi : 31.10.2026 12:24:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!