Saat yedi suları
Köyde yaşam başlardı
Yürüdü ana
Battı çamurlara
Kaydı ara sıra
Ahşap binaya
Yaklaştığında
Tahta kapıdan
Süzüldü avluya
İnekler sağılmada
Çocuklar bağrışmada
Tavuklar yem aramada
Kimse varmadı farkına
Selâm verdi ama usulca
Yürüdü avlunun sonuna
Durdu merdiven başında
Biri çağırıyor gibiydi yukarıda.
Çıktı…
…….Çıktıkça yaklaştı odaya
Odanın ortalarında
Oturtulmuştu yalnızca
Naylon bez torba altında
Gel! diyordu bakışlarıyla
Yaklaştı
Yaklaştıkça titredi ana
Yutkundu ama
Belli etmedi yavruya
Aman Allah’ım!
Bir deri bir kemik bedeni
Kemikler fırlayacak gibi
Tutsan kırılacak sanki
On dört yaşlarında belli
Sırtında eskimsi bir fanila
Saçlar kesik hepten sıfıra
Kirpikler simsiyah uzunca
Bakışları boş umutsuzca
Takılı kaldı kadından yana
Kömür gözler hep sesteydi
Kuruydu elindeki ekmeği
Kemirmekteydi bir iki
Azığı gelecekti
Önce işler bitmeliydi
Üretken değildi ki!
Yaklaştı öğretmen
Sevdi yüreğinden
Ağladı içinden
Sezdirmeden
Görmedi
Bilemedi
Ardından gidemedi
Kötürüm hem de görmezdi
Kulaklarıydı tek desteği
Adı Temel’di bir de bildiği
Öğretmen ve de ana
Ayrıldı oradan son hızla
Ana yüreği paramparça
Koştu oteldeki odasına
Sarıldı engelli oğluna,
Şükretti Tanrı’ya
Ağladı yana yana
Kimsesiz
Yavrulara
Analar babalar çıkmazlarda
Kimler koşacak bu yavrulara?
Kayıt Tarihi : 10.12.2003 18:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




unutmayalımki her sağlam kişi.bir engelli adayıdır......
TÜM YORUMLAR (10)