Sanırım alışıyorum!..
Neye?
Yokluğuna...
Evet doğru duydun,
Yokluğuna alışıyorum sevgili...
Sen sustun
Ben bekledim
Sen inat ettin
Ben sabrettim
Sen vazgeçtin
Ben umut ettim.
Sen özlem duymadın
Ben çok özledim
Sen aramadın
Ben çok aradım
Açmadın
Kaçtın
Telefonu üzüme kapattın
O bana geldiğin ilk gün gibi
kalmayı başaramadın.
Her gün azar azar gittin,
Ve azar azar bittin ben de.
Uzun sessiz kalışların,
Kazanmak yerine kaybetme çabaların,
Çok yorucu bir yürek ağrısı oldu yâr!
Elde edilemeyen herşey;
Bir yıldız kadar uzak,
Bir gül kadar nadide,
Bir düş kadar güzel,
Bir hayal kadar ulaşılmaz oluyor...
Elde edilen herşey;
Bir süre sonra hükmünü kaybediyor.
Verilen sözler unutuluyor,
Hisler, duygular azalıyor,
Heyecan duyulmuyor,
Duyulan özlem bitiyor.
Ve mısralarda bir yangın başlıyor.
Sus!
Ses!
Ses yok.
Derin bir sessizlik başlar...
Sonra...
Ve sonra...
Sessizlikte hükmünü kaybeder.
Beklemeye alınan tüm güzellikler,
sağır sessizlik içinde bocalar.
Zaman aşımına uğrayan herşey;
hükmünü kaybeder.
Sessizlik yavaş yavaş uzaklaştırır;
Yürekte biriken kalabalıktan...
Ve bir süre sonra;
kendi yalnızlığına çarpar insan....
Sonra da tek celsede bir veda başlar:
Kaybetmek için verilen çaba
kazanmak için verilmiyor....!
Dedim ve gittim....
Öğreniyorum işte;
Susmayı, gitmeyi
İkinci planda tutmayı
Ve ezmeyi........
Yani yüreğine basıp geçmeyi...
Benim de önceliklerim değişiyor;
Seni beklemeye alıyorum,
Başkaları önceliğim oluyor...
Sayende değişime uğradım.
Değerliyken, değersizleştirmeyi öğretin.
Ve ben de yüreğime susmayı öğrettim.
Olur da yüreğin bir gün özler de beni ararsa,
Susturulmuş sevdama selam söyle...
5 Kasım 2026
Kayıt Tarihi : 7.11.2026 10:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!