Ben hep tek başıma yürüdüm yolları,
Sarmadı ömrümü dostun kolları.
Çok düştüm evet, ama kalktım hep,
Kimseden beklemedim ben bu kolları.
Yazları da gördü bu ömür kışı,
Hiç eksik olmadı gözümün yaşı.
Yine de pes etmedim, eğmedim başı,
Savaştım hayatla, yılmadım hiç ben.
Bazen çıkmaz sokaklara da girdim,
Ömrümü boş yere yollara serdim.
Karanlık içinde hep ışık gördüm,
Yine de aydınlık bir çıkış buldum.
Belki çok zorlandım, yoruldum özden,
Anlayan olmadı içteki közden.
Düştüğüm o yerde kalmadım gözden,
Düştüğüm gibi hep kalkmasını bildim.
İnsan yaşadıkça anlar kendini,
Yıkar dalga dalga kendi bendini.
Öğrendim dünyanın oyun fendini,
İnsan yaşadıkça bilir değerini.
Yarınlara doğru koşup dururken,
Gelecek günlere umut vururken,
Felek her adımda tuzak kururken,
Koşuyorum işte zamanlı zamansız.
Zaman öğretiyor en acı şeyi,
Gözünden düşürür koca her şeyi.
Bıraktım kenara tahtı, her şeyi,
Zaman öğretiyor en acı gerçeği.
Zamanla geçer der herkes acıya,
İnanma dediler kalbe sancıya.
Sığındım sonunda dilsiz hancıya,
Zamanla büyüyor acılar bende.
Süslü kelimeler yalan, hep boya,
Ben doymadım dertten yana hiç doya.
Adımımı attım sağlam bir raya,
Yalansız, yalınayak durmasını bildim.
Yoruldum belki de, yol uzun, çetin,
Ama yıkılmadı içimde ki şevkim,
Budur işte bende kalan son metin.
Ben düştüğüm gibi kalkmasını bildim.
Kayıt Tarihi : 19.10.2026 14:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!