Taş çiçeği.
Ateş, taşa, eritemediğim varlıksın diyordu.
Ateş taşı parçalayamıyordu.
Ama ateşin zerrelerine ayıramadığı taşı delerek, kendine yol bularak bir çiçek aydınlığa çıkmak istiyordu.
Taşın ortasında bazen bir ılıklık, bazen soğukluk hissediyordu.
Merak ediyordu, taşın dışını.
Merak.
İsimsiz, sorgusuz bir aşkın solgun mısraları
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara
Devamını Oku
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta