Ay mahzun semada akşamlar solgun
Güneş gamlı külleniyor sabahta
Kuşlar uçsa da kanatlar yorgun
Her şeyin anlamı yitik hayatta
Yıldızlar sararıp solmuş fezada
Her birimiz gurbette alınterine yaşar
Vatanın hür bağrında onun aşkıyla taşar
Olmuşuz gurbet kuşu ufkumuz dağlar aşar
Özlemler şehri Bayburt
Gurbetin nehri Bayburt
Rahmeti ümit eden hüzünlü bir sonbahar
Gözleri bulut gibi papatya bakışlı yar
Meltemsi yanakları belki gülden yadigâr
Kaç bulut can bulurken ruh üfleyen o rüzgâr
Gözleri bulut gibi papatya bakışlı yar
Nice köle gözyaşı piramit firavuna,
En alt yoksul olana en üst ise Karun'a
Her firavuna Musa çıkar inanç turuna,
Hakkı batıl göstermek gider Nil'in zoruna
...
...
Seni havale ettim; hâkimlerin hâkimine,
Seni havale ettim; hekimlerin hekimine,
Seni havale ettim; kralların kralına,
Seni havale ettim; maralların maralına,
Gözlerim neşe saçar.
Gülşende güller açar.
Bülbüller sana uçar.
Sen gülünce çocuğum,
Tutardın ellerimden gezerdik diyar diyar
Sen olurdun yıldırım bense ardında rüzgâr
Yağardın ümitlerle açmak için Nevbahar
Hayata tutunmaksa senden bana yadigâr
Hayatın yollarında seni andım ay babam!
Geceler afakan salar özüme,
Sen gittin gideli dardayım anne!
Uyku diyarında ateş közüme,
Sen gittin gideli nardayım anne!
Nehirler kaynar kara gözüme,
Benim iki yavrum var.
Benim sevgim iki kat.
Onların bir babası var.
Benim sevgim iki kat.
Kalbim iki aşkla atar.
Sen özlenen baharsın kanatlanıp gelerek
Göklerde duman duman eski yurdu bilerek
Ne dağlar ne ovalar aşarak geldin Leylek
Baharın beklentisi ümitlerinde dilek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!