Şu an bizi alamaz ikbale sevdalıyız,
Kökü mazide olan geleceğin dalıyız.
10.11.2013
Hayallere duygularım sığmıyor.
Gecelere uykularım sığmıyor.
Âlem gününü gün edip oynarken,
Kıtalara ordularım sığmıyor.
(Gülistan’ın Gülleri sayfa.149)
Hayalim ümidim oldun
Sevginle özüme doldun
Beni yaktın, yıktın, yoldun
Sen sen sen sen o güzel sen
Ben ben ben ben o güzel ben
Ve kalem ilme düştü, gece gündüz emekler
Bazen köy yollarında çileye çile ekler
Kuş uçmaz kervan göçmez yerlerde seni bekler
Bir öğrenci gülüşü içten olan dilekler
Olmasa maddiyatım, yurda kurban hayatım
Unutulsa da adım yine de öğretmenim
Bilir misin neler oldu?
Gözlerim yaşla oldu.
Gül benzim sararıp soldu.
Tüm dertler beni buldu.
Sen gelmedin, sen gelmedin.
Dostum mu çileden daralmış hemen ben ordayım.
Dostum mu derdinden bunalmış hemen ben ordayım.
Dostum mu tek başına kalmış hemen ben ordayım.
Dostum mu bana haber salmış hemen ben ordayım.
Annem mi beni arzulamış hemen ben ordayım.
Yılların hasretiyle kucaklaştı bir dünya
İngiltere’den Çine selam sana Avrasya!
Rüyası Abdülhamit asırların sevdası,
Ninni söyleyen boğaz mavi sular sedası,
Tıngır mıngır oynar coşar Akdeniz,
Ey mavi Akdeniz bugün sendeniz.
Kollarını açıp koşar bendeniz.
Huzura koşmaktır mavi yolculuk.
1
Gül açar demet demet Kafkas’ın eteğinde
Kestane renkli toprak Gürcistan göbeğinde
Çoruh’un içli sesi aks Batum deltasında
Kolşik flora orman gözlerin ortasında
“Srebrenica Katliamının 18. Yıldönümü anısına”
İnsanlığın utancı, on bir temmuz sabahı,
Ellerinden alındı Bosnalının silahı,
Dokuz yüz doksan beşte mazlum coğrafya ahı,
Neretva’nın kan yaşı, bu ne duyarsız dünya,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!