“Sıladan ayrılışın Otuz beşinci yılına”
Karabasan gecede, hasret haddi aşınca,
Yılların tortusuyla, gözden yaşlar taşınca,
Özlemin acı hazzı mahkûm olur gurura,
Zaman bir erozyondur, ömür alır yaşınca,
Dağlar seda vermeli, vermeli yar vermeli.
Neşemi de görmeli, görmeli yar görmeli.
Vadilere inmeli, inmeli yar inmeli.
Ormanlar da sinmeli, sinmeli yar sinmeli.
Sular derin akmalı, akmalı yar akmalı.
Akşamın kızıl ufku, çökerken bacalara,
Ruhların yalnızlığı, akseder goncalara,
Melalin ateş hattı, kervan karıncalara,
Giden geri dönmez mi?
Asi rüzgâr dinmez mi?
Aşk ateşiyle yanalım, kâinat yanmasın
Haşre kadar gezelim, tabiat uyanmasın
İçelim aşk badesini ruhumuz kanmasın
Âlemin kem gözleri bizlere uzanmasın
Mırıltılarla şiir söyleyen rüzgârımsın
Kainat ayakta iken, sen niçin yatarsın uyuz?
Bizler çağlar açan tarih, yazdıran kahraman soyuz.
29.10.2007
AŞKIN COĞRAFYASI
Kızlar kızlar
Canım kızlar
Sızlar sızlar
İçim sızlar
Dağlar dağlar
Bahar olmuş, güz olmuş kime ne?
Yokuş olmuş, düz olmuş kime ne?
Ben binlerce dertleri çekerken,
Elli olmuş, yüz olmuş kime ne?
Kara olmuş, ak olmuş kime ne?
Kimi yağmur gibi her yere yağar.
Kimi de anadan şanslı doğar.
Kimi ne yapsa kıymeti bilinmez.
Kimi de bir hiçtir kalpten silinmez.
“Hz. Âdem’den kıyamete kadar gelmiş, geçmiş ve gelecek tüm şehitlerin ruhlarına ithafen”
Yüce emirle dağı dümdüz eden şehitler,
Karanlık geceleri gündüz eden şehitler,
Siz onları ölü sanmayın onlar diridir.
Pamir platosu’nda bir Türk’le bir Çin’li pazarlık yapar.
Her ikisinin de zarar edeceğim diye ödü kopar.
Pazarlıktaki takasın konusu, yoğurt ile ipektir.
Asya’nın bu iki kahraman, cömert iki ferdinin gözü pektir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!