Sarı şafak sarardı sen hala uyuyorsun
Nehir denize vardı sen gölge boyuyorsun
Gökler şahit olsun ki barışa zeytin dalı
Şatafat dışta değil kalpte açan güldalı
Dökülse ferahlığı serin serin şelale
Huzur iklimlerinde geçerken halden hale
Efsunkâr canlılığı hayatlara merhale
Şırıldayan sesiyle huzur veren şelale
Geceye güdüz bakar gökte yıldızlar yakar
Semerkant güzelleri çiçekten taçlar takar
Bir ruh ki ne alemde sevda levh-i kalemde
Semerkant güzelleri unutulmaz her demde
Sen bilirsin ey Rabbim içimden geçenleri
Daralıp da imdatla tek seni seçenleri
Aleme sır olsada bu halim sana ayan
Kapı kapalı olsa senin kapına dayan
İnsan toplumsal varlık esselamu aleyküm
Gönülden içtenlikle bağ kurulsun tebbesüm
Selam vermek sünnetse onu almaksa farzdır
Ne de hoş her insana yakışan güzel tarzdır
Ömür dediğin ne nefes arası
Aşkla yaşa canım geçen her anı
İçine girince sevda yarası
Aşkla yaşa canım ver ona canı
Gözler kalbe ayna sen ona güven
İrade gayretinle ulvilikler fendinde,
Dönde bir kendine bak! Derinlikler kendinde,
Hikmet eksenlerine aşkın sığ kıyıları,
Aradığın inciler daha daha derinde,
Kaza ile kaderin bilinmez sayıları,
Küllü irade şümul cüzileri bendinde,
Sevdanın nüvesinde aşkın müptelasıyım
Günün doğduğu yerde gözlerin elasıyım
Umut coğrafyasında hüznün maverasıyım
Al benide yanına sevdanın verasıyım
Aşkın müptelasıyım başının belasıyım
Firkatin kemendiyle, aşinayız melale,
Her gece seher vaktı, koşuyorken şimale,
Biz dağları aşarız, geçerken halden hale,
Aşkının meftunuyuz, ümidimiz visale.
Duyduk ki küsüvermiş selam saldık o yare
Suya yankısı akan yüreğin haresi mi?
Ormanların sisleri ciğerin paresi mi?
Nefisle savaşanlar gemisini yakar mı?
Gönül deryalarından aşk bağına akar mı?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!