Hasret denen o zehri
İçtiğimde anladım
Gönlümdeki tek zevki
Bittiğinde anladım...
Yitirdim o hülyamı
Kadeh kırık,kalp kırık
Dudağımda hıçkırık
Sarhoş etti gönlümü
Şu bitmeyen ayrılık...
Bir kelime,üç hece
Sığınsam gölgene bir çınar gibi
Çağlasam gönlünde bir pınar gibi
Huzurun müjdesi ilkbahar gibi
Yeşilim sen olsan,alım sen olsan...
Dizinde ağlasam günün birinde
Kalp sustu,dil sustu,saatler sustu
Ayrılık vaktidir şimdi vakitler
Dudaklar kurudu,şarkılar sustu
Hasreti söylüyor bütün vakitler...
Desem de "hayatı yaşadım bitti"
Yeminler etmedim tutamam diye
Şu yorgun gönlümde hep yarim oldun
Başımı kaldırıp bakmadım ele
Sen benim gözümde ilk ağrım oldun...
Baharın ardından gördüm de güzü
Yosun gözlerinde ummana daldım
Sevgiyle boğuldum,aşkla boğuldum
Ruhumu o sıcak gönlüne saldım
Ne orda yoruldum,ne de kovuldum...
Yar diye,can diye sana sarıldım
Geçmez denen seneler
Rüya gibi geçecek
Ömür denen emanet
Bir gün elden gidecek...
Yalan olan şu dünya
Baharın son gülü düştü dalından
Kurumuş yapraklar matemde şimdi
Sevdiğim geçmiyor benim yolumdan
O tatlı hayali ötemde şimdi...
Kırıldı telleri gönül sazımın
Bir erguvan,bir lale,bir gül olup açarsın
Gönlümdeki hayale,rayihalar saçarsın...
O hayalde,o düşte nasıl da bahtiyarsın
Sen bana İstanbul'dan kalan tek yadigarsın...
Karanlık sulara düşmüyor aksin
Bekledim,uzaktan gelmiyor sesin
Leyla'yı arayan Mecnun gibiyim
Özledim sevgilim,söyle nerdesin?
Bozkırda gül açmaz,çölde su olmaz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!