Saçlarında ıhlamurun kokusu
Yanağında al goncanın rengi var
Sen söylerken ben kendimden geçerim
Ne yakışır dudağına şarkılar...
Bahar dalı gibi narin durursun
Gönül aşk şarabından
Gün gelip içecek mi?
Onca yılın ardından
Bu hasret bitecek mi?
Yıllar,yollardan uzun
Gittiğin gecenin karanlığını
Gözlerim unutmaz,gönlüm unutmaz
Bildiğim ayrılık şarkılarını
Dudağım unutmaz,dilim unutmaz
Gün batar,içimde söner kandiller
Gurbetin yolları uzunmuş meğer
Üzülme bahara dönmezsem eğer
Bu gönül hep seni,tek seni sever
Sen benim yolumu yeter ki bekle...
Hazanda gelirim,kışta gelirim
Hayaller tozpembe,arzular gonca
Mutluluk rengarek ipekten şaldı
Koşardık baharda sahil boyunca
O eski sevdalar nerede kaldı?
Nerede aşk için açılan güller
Öyle çok yordun ki o şen gönlümü
İçimde ne sevgi,ne aşk bıraktın
Soldurup tuttuğum bütün gülleri
Elimde bir demet hüzün bıraktın...
Bahardan vazgeçtin,yazdan vazgeçtin
Yarım kalan hevesimde
Yaşanmamış yıllar saklı
Yine yoksun bu mevsimde
Neredesin kor dudaklı? ..
Akıp giden selde misin
Mutluluğun adı kaldı dilimde
Ben o masum aşkımızı özledim
Hasretin çağlarken gönül telimde
Hep o eski şarkkımızı söyledim...
Aşk esmiyor bu mevsimde yellerde
Düştün yeni bir sevdaya
Daldın aşk denen rüyaya
Olmayacak bir duaya
Amin dedin deli gönül...
Estin estin,durulmadın
Bülbül dalda ötüp durur
Onun başka yeri mi var
Güle aşkı soruyorsun
Çiçeklerin dili mi var?
O nasıl har,o nasıl kor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!