Bir zamanlar kuşlar gibi
Mutluluktan uçuyorduk
Biz sevdanın şarabını
Bir kadehten içiyorduk...
Kırdık gönül kadehini
Kimi gün neşeyle, kimi gün dertle
Bir gönül çiçeği açtı içimde
Maziden ne izler kaldı da kalpte
Her biri ömrümün anısı soldu
Sanmayın o gönül çiçeği soldu...
Bir arzu, bir emel, bir aşk uğruna
Ömürden ömüre köprü kurulur
Ruhunu kaplayan sevda nûruna
Gönülden gönüle bir yol bulunur
Ümidi ekleyip tevekkülüne
Gönülden gönüle köprüler kurup
Muhabbet bağında çiçek açalım
Sevgiyi, dostluğu yan yana koyup
Sevinçle, neşeyle kucaklaşalım
Gönülden gönüle aksın sevgiler
İçimde bir ümit var,vuslattan yana
O dönecek diyorum mutlaka bana
Bin yılımı veririm bir hatırana
Gel de bitsin bendeki gönül depremi...
Bu başka bir özleyiş,başka fırtına
Gönül kuşum uçsam diyor
Toroslardan Akdenize
Sevdiğimi bulsam diyor
Varıp o güzel Kepez'e...
Düden'de bir türkü yaksam
Kaşı,gözü öyle güzel,öyle hoş
Gönlüm diyor,hiç bekleme O'na koş
O'nla üzül,O'nla sevin,O'nla coş
Aşk bekleyen,O bir yalnız kumrudur
Gönül sesim ne diyorsa doğrudur...
Sen dün gece rüyamda
Aşk bana yasak dedin
Unut beni sevgilim
Yolumuz uzak dedin...
Üzme tatlı canını
Bu benim son gözyaşım
Bu benim son yangınım
Yelkenini sevdaya
Açtı gönül sandığım...
Aşkı duydum sazımdan
Ardımdaki yılların hatırası gözümde
Sen durmamış olsan da, ben hep durdum sözümde
Şimdi eski dermanım olmasa da dizimde
Görsem seni coşarım, kollarına koşarım...
Ne içimde sevinç var, ne tebessüm yüzümde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!