Aşk nedir diye sorma sakın...
Kerem gibi narında yanmadan,
Ferhat gibi dağları delmeden,
Mecnun gibi çölleri gezmeden,
Tarif edilebilir mi aşk?
İsa gibi çarmıha gerilmeden,
Avuçların çiviyle delinmeden,
Alev alev yanan Nemrud'un ateşine,
İbrahim gibi su olup serilmeden,
Anlatılabilir mi aşk?
Yunus'a sorsan:
"Bir ben var bende, benden içeri;
Beni bende öldürendir aşk."
Mevlânâ der ki:
"Şems-i Tebrizî'ye
olan sevdamdır aşk."
Hayyam'ın dilindeki şarap,
Alamut'ta Hasan Sabbah'tır aşk.
Fuzûlî'nin gönlündeki mihrap,
Mezopotamya'da sabahtır aşk.
Yağmurun buluta, çiçeğin suya,
Bülbülün güle sevdasıdır aşk.
Âdem'in Havvâ'sı,
Yusuf'un Züleyha'sı,
Muhammed'in davasıdır aşk.
Asur'un Amid'inde,
Babil'in Asma Bahçesi'nde,
İştar Kapısı'na işlenmiştir aşk.
Kudüs'te Süleyman Mabedi'nde,
Ahit Sandığı'na gizlenmiştir aşk.
Tarifine cümle-i kelâm yetmez,
Hikmetine akl-ı beşer erişmez,
Evveli meçhul, âhiri bilinmez;
Varlığın en kadim sırrıdır aşk.
Kayıt Tarihi : 19.07.2026 17:41:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!