El, ilkin kolektif alan gibi paydaşlı; ortakları olan bir ortamın içinde; “mülk sahibi” fikri taşıyan bir inanç olaraktan ihdas edilmişti. MÖ. 1500ler de monarşik “mülk sahibi El“ anlayışı olarak yavaş yavaş yeni bir monoteist i anlam ile ihsas olurken; biryandan da giderekten imparatorluklarla politeistliği tevhitçi anlayışa dönüşecekti.
Sümer li Zisudra, Akad lı Ubartutu oğlu Ut-napiştim kolektif paydaşlı süreç için de “özel mülk” sahipliğini savunan ilahi grubun bilinç uzantısı olmalıydı. Köleci anlatım içinde köleci anlatıma göre köleci sistem içinde kötülükler almış başını gitmişti. Yine Sümerli köleci ittifakının El ‘i olan tanrılar gürültüden çok rahatsız olmuşlardı vs.
Aslında bu hikaye kolektif alanda özel mülkiyetçi fikirli inançlarıyla birlikte ayrılan veya ilahi ittifak içinde kovulmakla ilk göç verip sürgün yemenin arkaik bir kolektif bilinç uzantısını; köleci el problemleri içinde harmanlanan dönüşümleri de ifade etmenin ilk hikayesi olmalıydı. Çünkü bu dönemlerde MÖ. 3500’lerde bahsedilen ne tanrı inancı, ne de monoteist bir bilinç vardı.
Yani El in ilk ortaya çıkarılma işi veya El ‘in ilk oluşturulma işi ya da El ‘in ilk kurgulanması işi; nitelikli bir sıçrama arifesi içinde olan çok gelişmiş İlahi ittifakları; El inancı üzerinde enfekte etmenin “El inanç ahitleriydi (köleci El ittifaklarıydı)”.
El neye karşı ve nerede mülk sahibiydi? El kolektif alana karşıydı. Kolektif alan içinde, kolektif haklara yabancılaşan inanç ile; anonim sahipliğe karşı “ben de mülk sahibi olurum” diyen belirme içinde “kolektif hakların devri ile mülk sahibiydi”.
El ‘in mülk sahipliği inanması kolektif oluşa karşı tuzaktı. Yani kolektif paydaşlarla üreten, kolektif paydaşlarıyla tüketen karşılıklı emekler ortaklığına karşı El, kendisine “ortaklar tanımayan tekil mülk sahibiydi”.
Tahmini MÖ.3700’ler de monoteist bir tek tanrı anlayışının olmadığı dönemlerdi. Tekil mülk sahibi oluşa örnek olarak “El inançlı ortak aklın” geçmişle şimdiyi birleştiren anlatımlar olmalıydı.
Köleci hikaye geçmiş ile şimdisi bileşen anlatımı kendine göre hikaye anlatımına çevirerek, kolektif alanda göç vermeyi veya kolektif alanda sürgün yemeyi göze alışı simgeleyen Nuh El inancı olan sembolizm hikayesini de hatırlayın.
Hala etkisel anlatımı sürdüğüne göre Nuh tufanı çok büyük bir tarihi kırılma miladının travması olmalıdır. Nuh tufanı El inancı anlayışı üzerinde ve El inanışlı gözün anlatımlarıyla kendi doğrultusunda ders verici hikayeye dönüşmüştü.
Kolektif alanın gözü ile anlatılan bir Zisudra, Bir Ut-napiştim, bir Nuh hikayesi henüz elimizde yoktur. Aslında kolektif alanın enfekte ediliş hikayesi zıtların varlığı ve birliği yasası gereği mülk sahibi Zisudra, Mülk sahibi Ut-napiştim ve mülk sahibi Nuh ‘un hikayesi içinde gizli özneli düşünce olarak vardı.
El, hem mülk sahibi bir izan olarak, o kolektif ortamda ayrılıkçı birkaç tekillik ti. Hem geçici kendi izole yapısı içinde din olmayan mutlak monarşiydi (monoteistti). Yani mülk sahibi egemenliğiydi. İlk defa mülk-devlet, yönetim olarak ortaya çıkıyordu.
İlk defa “mülk yönetir (devlet yönetir)” anlayışı ortaya konuyordu. Mülk sahibi kişi devletlüydü. Devletli olması da yöneticiliğiydi. Mülk sahibi oluş yönetim olarak ortaya çıkıyordu. Hem de mülk sahibi tekil kişi olarak o yörenin kendi çevresi içinde kendisine ortak tanımaz Monarşik bir El olaraktan da bir çoktular (politeist tiler). Patsiler, ensiler gibi. Ensi, patsi gibi mülkü olanlar El adamıydı.
Ancak hiçbir şey şişede durduğu gibi durucu değildi. Doğada, toplumda ve bilinç içinde işleyen ve süreci akışlı kılan bir “eytişim diyalektikli” yasa vardı.
Bu diyalektik yasaya göre monoteist mülkiyetçi ni mutlak monarşiler, birleşerek ayrışarak büyüme eğilimindeydiler. Lu-gal ’diler. El lu-gal ‘diler.
Bahaneleri ganimet edinmek, El adına her yeri El mülkü yapacak talanda bulunmaktı. Kendi El mana inancını tek doğru yol sayarak (sıratı müstakim sayarak) yeryüzüne o El inancını yaymaktı. Başka bir El mülkü fitne olarak görülüyordu. Öyle yansıyordu.
Bayram KayaKayıt Tarihi : 2.3.2026 07:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)