Gözlerin hangi renge çalıyordu söylesene
Yalın atlar gibiydin
Hangi eller okşadı yorgundu yelelerin,
Amansız bir avcının elinde
Çekildin tuzaklara
Şeytani duygularla o yollara.
Kaşlarının kara kaleminden yazıyorum sana,
Katran kararsı gözlerine düşen şakiler.
Sana o kutlu nizamı yazmadı mı bakiler,
Ruhuna okunmuş
Gün görmemiş günahlar
Gün görmemiş günahlar Tanasya.
Sen umut taciri sefiller gibi,
Hüküm mü veriyorsun kabirlere.
Yazılanı hükmeden kimdi söylesene,
Nefesi kadar beyit dizen gafiller.
Bana o nefisle esme gürleme,
Edepten doymuş toprağın canı
O kadar mı cimri yetmedi sana
Ya edep söyle ya da sus İzabel
İnkarın dili birdir beni anlasana
Dal kırmış ömrün kanatları
Yalın ayak ardında kalanların
Önünde diz çökmüş arsızların,
Kitabını okuma bana Tanasya
Batmış gemilerin son kalanıyım
Limanına demir atmış yanlızlığım
Ölümse, bana aşık ne diyeyim
Gömülecek seninle onca günahlarım
Sefaletim yokluğunla yazılmış
Kırılan dalgaların, adıdır öksüzlüğüm.
Seni benden daha çok kıskanan,
Kibirli, kara toprak gibi olma.
Kabirleri suslemişsin Tanasya.
Yoksulların üzerine yeni düşmüş ay gibi
Doyumsuz gece gibiydi gözlerin
Kıskanç kollarında maviliklerin
Dalgalara mı, eğildi güzelliğin Tanasya
Vazgeçtim dünya nın güzelliğinden
Ana yüreğinden, herşeyden
Yosun vurmuş sahillerin koy'undan
Bir akrep öptüm zehirli dudağından
Ölümü, sevdirdi güzelliğin Tanasya.
İzabel cortez'in anılarından
onun son sözlerine şahitti madam izabel
Bana senli acılarala gelen ölüm
Zebanisi siz dünyanın kahinleri
Ölümden öte ayrılık yoktur
Ruhumu yıkayan kainatın kalbi
Kabrim ellerinde madam izabel
Kral babam beni yaksın narıyla
Bin yalanla dolu o pelesenk yağıyla
Cadılar öpsün sizi, ters ayaklı zebaniler
Mezarlara yeni gömülmüş acılar
Dul kadınlar dudağınızdan öpsün
Üç eşli, şehzadeler
Seni neye benzetmişler öyle
Bedenin ne çok süslemiş kabirleri
Güzelliğine hükmedememiş
Ölümün soğukluğu,
Cömertliğini görmemiş, gözlerim oysa
Saf yüreğine çökememiş, gecenin rengi
Ruhuna okunan o güzellik neydi
Sen neyi bekliyordun, o gece söylesene
Güzelliğin Roman'ın sütünlarını devirdi
İzabel cortez,e sorar yolcu?
En sevdiği şey neydi?
Cevap verir madam izabel
Yaratıcının en çok sevdiği şeydir?
Cortez İzabel in gözleri dolar?
Sen onun elleriydin Tanasya
Yoksulların gözlerindeki gülüştün
Sefiller onun Yoldaşı olsun?
Ağlayan kayaların adıydın sen
Zincirlerini kırmıştın kölelerin
Roma senin gibi bir yaratılmış görmedi
Eğer siz kainatın kalbinden isteseydiniz
Yinede böyle bir ezberi kuramazdınız?
Pelesenk yağı?
Tuzlu göller?
Aziz Barnabas?
O kutlu son? Zembiller?
Devamı Sürgünde hayatın Adlı Roman'ında
Tanasya bölümüyle
Orhan Samih Güllük iyi okumalar dostlar
Orhan Samih GüllükKayıt Tarihi : 29.05.2026 02:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)