İlk orta ve lise dönemim malatya ilinde geçti daha sonra askeri okul sınavlarına girdim ve J.Gn.K.lığı emrinde 2000 yılında mezun olduktan sonra yıllarca ülkemin değişik yerlerinde görev yaptım en son İstanbul ilinde yaklaşık 14 yıl çalıştığım vazifemi kendi isteğimle sonlandırdım. Şu an yine Malatya ilinde ailem ile birlikte cafe, şarküteri ve hayvancılık işi ile uğraşmaktayım
Eserleri
AŞKA SÜRGÜN
Bir gün bir güneş doğar,
Aydınlatır Kararmış yüreğini
Yanlış olduğunu bilirsin lakin,
Isıtsın ıstersin buz kesmiş bedenini.
Olmaz ama,
hep bir engel çıkar karşına.
Ulaşılmaz olur, haset baskın gelir aşkına.
Direnirsin çırpınırsın uzatırsın elini
Yetişmez bir türlü yıkılırsın,
Kırar tam ortadan, bükülmez dediğin belini.
Diyorlarki çatma kaşlarını asma suratını
Yüzün kırışır
Bilmezlerki kırışan yüze çare hekimde de
Ya kararan yüreğin dermanı kimde.
Çıksam mahkemeye anlatsam derdimi hakime.
Desemki Hekim bulamadı son çare sende.
Ya kır kalemimi kur üç ayağı,
Geçir boynuma yağlı urganı.
Yada azad et bu iki sevdaya kurbanı.
Ağlar bırakma kahve gözleri ,
Yetim büyütme tatlı sözleri,
Ya dizilsin cellatlar çeksin silahı,
Ver emrini feda et aşkı kurşuna,
Yada ver kararını kavuştur elleri.
Almasın kimse sevdamızın ahın.
Bak ars yüklenmiş yağmurları,
Sabahı bekleyen güneş gibi ,
çakmasını bekler şimşeklerin.
Coşmuş gönül ırmakları.
Gelgit yaşayan denizlerin,
Sahipsiz limanlarıdan,
Sürdük gemileri aşk-ı derya ya.
Sevda güvercinlerini uçurduk erişilmez fezaya.
Sonra bekledik bekledik durduk.
Gelirmi aşk yüklü bulutlar,
Yağarmı aşka sürgün dünyaya.
Sen vermesende kararını.
Biz zamana bıraktık da,
Acaba zaman da bizi bize bırakırmı.
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!