Yaftalar bana,
yaftalar sana,
yaftalar bir şehre ve içinde yaşayanlara.
Yargılanıyorum, evet, sizin tarafınızdan!
Ben de sizi yargılıyorum hep!
Beni, üstüm başım toz toprak, yırtık, serkeş görüyorsunuz ya şimdi bu kaldırımda,
az önce hangi tepeden aşağıya iteklendiğimi bilmeden,
ben de bilmiyorum, hangi yoldan geldiniz de dikildiniz karşımda.
Bir eşgale bürünüyoruz.
Geçiyor zaman üstümüzden: tekstil, kozmetik, para ve fukaralık geçiyor;
kırılmış hayaller, çocukluktan kalanlar, takdirler, teşekkürler, tecavüzler, savaşlar, göçler, sığınmalar, dışlanmalar, kabul görmeler geçiyor üstümüzden.
Bir eşgale bürünüyoruz, isteyerek, istemeden.
Sonra başlıyor fasıl:
Taksiminde yaftalama,
kanun gibi, uzun uzun…
Kayıt Tarihi : 5.2.2026 09:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!