Neyi Beklersin; Ey Ahmak Kullar!..
Her gün artıyor eşiz erkeksiz dullar
Değişen bir şey yok değişse de çullar
Neyi Beklersin; Ahmak Kullar!..
Şehir hayatımızı bozdu yok dostluk
Tam dört yıl oldu, sen gittin gideli
Ne zaman geleceksin; Ay Hanım!..
Bak yalnızlık, artık tak etti canıma
Ne Zaman Geleceksin; Ay Hanım!..
Allah bilir, benim yüreğimdeki sevdayı
İnsanlar gördüm küflenmiş mezar taşları
Niceleri gururlu kahraman dik durur başları
Rızık veren rızkı kesmiş yaşam vermemiş
Rızık yiyen ölmüş ama kimse hiç duymamış
Nuşirevan adında bir hükümdar varmış İran da!
Hem Mecusi hem de hüküm onda
Bir gün Hükümdar yaveriyle tebdili kıyafet gezerken
Bir Beldeye uğrarlar orada çöplüğe atılmış bir eşek görürler
Hem öyle ki eşeğin eli ayağı bağlı hemde sırtı yaralı
Etrafa bir bakar, hiç kimse oralı olmuyor
Üstlerine nur yağması gerekirken
Ne yazık ki bomba yağıyor
Çocuklar hep çaresiz ağlıyor
Ninni Bebeklerim Ninni!..
Ben isterim ki yağmur yağsın
Bu nasıl iş, hangi kafadan
İnsan nem kapıyor, havadan
Öyle bir zamana dayandık
Oğul kaçar oldu; Babadan !..
Ne mikroplar gördük, ne bela
Birincisi namazı ibadet bilir
İkincisi namazı görev bilir
Üçüncüsü namazı yük bilir
Oğul Namaz Kılan Üç Türlüdür
Birinci Namazı zahitler ve sofiler kılar
Bir sosyal deney gibi
Düşündüm hayatın sonunu
Gittikçe düşürdüm tonunu
Biraz incitiyor insanın canını
Her şeyden el ayak çekip
Yere veriyorsun yanını
Sözlerde, imadan, işaretten eser kalmadı
Kime ne işaretler ettimse, yine de olmadı!
Eskiden, edepli, edepsiz, kelimeler vardı
Şimdi ise, hiç bir, harekesi, üstünü, kalmadı
Geçmişte edep bir sanaattı, sanaatta bir edep
Geriye dönüp bakıyorum
Diyorum kendi kendime
Yetmişli yıllarda
Rahmetli Erbakan’ın
Fikrinden korktular
Kırk yıl iktidar yapmadılar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!