Çok unutkanım, a’ dostlar
Verdiğim sözleri, unuturum
Hani; Kalubela da söz vermiştim
İşte! O Sözümü unuttum
İnsan; Nisyan kökünden gelir
Belki ondandır, onun için unuttum
Ta.! Bin dokuz yüz yirmili, yılların emeli!
Daha o yıllarda, kalplere atıldı temeli
Bu süreçte olanlara ne söylemeli ne demeli
Yakın asrın kavgasını verdi; Bu Camii
Bu sevda, yıllar atladı, çağlar atladı
Ey saçları “alagarson” kesik hanım kız!
Gülme öyle bana bakıp sen arsız arsız!
Bacağımla alay etme pek topla diye.
Bir sorsana o topallık nerden hediye?
Sen Şişli’de dans ederken her gece, gündüz
Biz ötede ne ovalar, çaylar, ne dümdüz
Bir Torunum oldu
Hemen ad kondu Miraç
Ya Rab ona her kapıyı aç
Sen Rahmeti Başından Saç
Öyle tatlı bala ki nur gibi
Tövbe et, kardeşim tövbe et
Bak! gökler yarılmadan
Dağlar, yürütülmeden
Tövbe et, kardeşim tövbe et
Canın, boğazına gelmeden
Bu dünya fanidir, değmez ağlama
Bu dünya canidir, değmez ağlama
Bu dünya için sakın, sineni dağlama
Ağlama; Ülkü Kızım Ağlama!
Dün vardı, bu gün yoktur; Anan
Çok şükür geldi, mübarek üç aylar
Çok çok şuurlu olalım, Hatunlar, Baylar
Kullara hoş gelmesin, taam ile çaylar
Çok çok şuurlu olalım, geldi üç aylar
Sırasıyla; Recep, Şaban ve Ramazan
Sözlerde, imadan, işaretten eser kalmadı
Kime ne işaretler ettimse, yine de olmadı!
Eskiden, edepli, edepsiz, kelimeler vardı
Şimdi ise, hiç bir, harekesi, üstünü, kalmadı
Geçmişte edep bir sanaattı, sanaatta bir edep
Geriye dönüp bakıyorum
Diyorum kendi kendime
Yetmişli yıllarda
Rahmetli Erbakan’ın
Fikrinden korktular
Kırk yıl iktidar yapmadılar
Kadınlar niçin açılır, bilinmez nedeni?
Bunları bu hale getiren, nefis midir nedeni?
Acaba niçin bu hale gelmişler, sebep ne?
Elbise yok, apaçık çıplaktır bütün bedeni!.
Zamanımız da, erkek kadın dan daha edepli




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!