Yine yenilediğinde kendini güneş, kavrulmaya can atar toprak
Ekmeğin sıcağı vurduğunda yüzüne anamın, tandırın şavkı söner
Nesir’e verdiğimde kendimi, manzumelerim yârin koynunda intihar eder
İfritlerin tümünü yeryüzüne saldığında İblis, Lübnan çocuğuna ağlar
Boş hayaller ardına verdiğinde adamlar, kadınları eşikte Azrail karşılar
İki büklüm olmuş her dedenin ardından torunları koşar
Riyaya bulanmış her memurun avuçlarında bir mazlumun kanı vardır
başka türlü bir şey benim istediğim:
ne ağaca benzer, ne de buluta.
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..
Devamını Oku
ne ağaca benzer, ne de buluta.
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..



