Siz hiç otuz saat aynı otobüsle yolculuk yaptınız mı? Ben yaptım. Ne zaman mı? bu geçtiğimiz hafta.. İstanbul”dan Tiflis”e…Otobüste her milletten yolcu var. Türk, Azeri, Gürcü, Ermeni, hatta bir tanede Amerikalı.Otuz saat aynı otobüste durursanız ne olur? Tabiki herkes birbiriyle tanış oldu. Sohbetler.fıkralar gırla gitti. Yanımda oturan adamla İngilizce konuşunca beni İngiliz sanmışlar. Başka türlü Gürcü zannettiğim birisiyle nasıl anlaşabilirdimki…
Adama İngilizce bilip bilmediğini sordum.Evet cevabını alduktan sonra nereye gittiğini sordum. Erivan” a dedi.adın ne dedim: Edmond dedi. İstanbul”dan giysi alıp Erivan da satıyormuş. Konuşurken dedeleri tarafından zulme uğramış dedelerin torunu olarak şu Ermeni”nin ağzına bir yumruk vurmak içimden geldi. Fakat adam yalnız değildi.Arka sırada iki arkadaşı daha vardı. Otobüsün içini kana bulamak istemedim. Bizim topraklarda kadınlar kızınca çocuklarına “ Ermanin eniği” diye bağırırlardı. Evet işte o ermanin eniklerinden biri yanımda oturuyordu. Bana geçmişi unutalım gibi laflar ediyor. Vay şerefsiz! Sen Türkler bize soykırımı yaptı diye dünyayı ayağa kaldır.Azerbaycanın beşte birini işgal et. Sonra da geçmişi unutalım de. Vay Ermaninin eniği vay! Bunun tipi biraz düzgündü ama arkada oturanlar eşkıya tipliydi. Gürcistan” a girince hemen kayboldular.
Neyse biz gene yolculuğa dönelim. Karadeniz boyunca yolun solu mavi sağı da yeşil. İnce bir kıyı şeridinde otoban da tünellerden geçerek ilerliyoruz. Derken Batuma” geldik. Tarihte birkaç defa bizim birkaç defa da Rusların eline geçen Batum. En son onların elinde kalmış.Batum” u görünce onlarca Mehmet feda olsun dedim. Aman Allahım bu kadar yeşilliği bir arada görmedim ben. Tiflise kadar otlar bile oldukça bol ve yeşil. Gürcüstan da inek olmak varmış diye aklımdan geçti. Bu ülkede petrol yok, doğal gaz yok ama her taraf yem yeşil. Batuma en çok turist Türkiye den geliyormuş. Hem ucuz hemde yeşil olduğu için.
Yukardaki başlığın ne manaya geldiğini ve nerden icab ettiğini düşünüyorsunuzdur herhalde. Bilenler bilmeyenlere anlatsın.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta