Tabip ve Yara Şiiri - Nimet Öner

Nimet Öner
582

ŞİİR


90

TAKİPÇİ

Tabip ve Yara

Tabip ve Yara

Tabip geldi,
elinde merhem, dilinde teselli,
gözlerinde alışılmış bir iyilik vardı.
Göster yaranı, dedi,
ben sustum.
yaralar
tenin üstünde durmaz,
insanın en eski suskunluğunda kanar.
Tabip nabzımı tuttu,
kalbim değil, geçmişim çarptı avucuna.
İyi olursun, dedi.
Ben içimden güldüm
iyi olmak bazen
yarayı kapatmak değil,
ona artık yalvarmamaktır.
Bir yer vardı içimde,
kimsenin adını bilmediği,
kimsenin kapısını çalmadığı,
kimsenin burada mısın diye sormadığı.
Orası kanıyordu.
Ne bıçak değmişti,
ne kurşun,
ne taş.
Bir yok sayılmanın ince ağzı
her gün aynı yerden kesmişti beni.
Tabip eğildi,
Bu yara derin, dedi.
Dedim ki
Derin değil tabip,
çok bekletilmiş.
İnsanı en çok
açılan yara değil,
geç kalınmış merhamet öldürür.
Kalpler,
iyileşmek için ilaç değil,
birinin usulca
ben geldim demesini bekler.

Dikiş Tutmayan Yaraların
kenarları birbirine yaklaşmaz.
Ne kadar uğraşsan
arada hep bir terk ediliş kalır.
Tabip iğneyi geçirir,
ipliği çeker,
kan durur,
acı usulca içeride yürümeye devam eder.
yaralar
etten değil,
insanın en güvendiği yerden açılır.
Bir sesin ansızın susuşundan,
bir kapının yüzüne kapanışından,
buradayım diyenlerin
ilk fırtınada kayboluşundan.
İşte onlar
dikiş tutmaz.
Gece olur,
herkes uykunun merhametine sığınır,
o yara yeniden uyanır.
İnsan elini kalbine götürür
yerinden sökülmüş bir şeyi
geri takabilecekmiş gibi.
Eksilen bazı şeylerin
yedek parçası yoktur.
Bir çocukluk mesela
Bir annenin saç okşayışı
Bir babanın güven veren sesi
Bir sevdiğinin gözlerinde
kendini ev sanmak
Hepsi gider.
İnsan kalır.
kalan şeyin adına
yaşamak derler.
Oysa biraz dikkatli bakılsa
bazı insanlar yaşamıyor,
yalnızca kanamayı belli etmemeye çalışıyor.
Dikiş tutmayan yaralar vardır
kabuk bağlamaz,
unutulmaz,
geçmez.
Sadece insan
acıyla birlikte yürümeyi öğrenir.
İnsan her şeye alışmıyor belki
acıyla nasıl oturulur,
bir eksiklikle nasıl uyanılır,
kalbin kırılan yerine dokunmadan nasıl yaşanır
onu öğreniyor.
Bir süre sonra
yarasını saklamayı da öğreniyor insan.
Kalabalıkta gülmeyi,
sesinin titremesini yutmayı,
iyiyim kelimesini
bir sargı bezi gibi kullanmayı
En çok da şunu öğreniyor
Yaralar kapanmaz.
Sadece insanın içine taşınır.
Orada büyür,
orada yaş alır,
orada sessizleşir.
Sonra bir gün
başka bir yaralıya rastlayınca
gözlerinden tanır onu.
Dikiş tutmayan yaralar
birbirini uzaktan tanır.

Azra Nimet Öner

Nimet Öner
Kayıt Tarihi : 15.05.2026 18:25:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!