Bu âlem bir Sultan sarayı; Cihan da içre, can da içre.
Kimi nakşa takılır kalır, Kimi sırrı bulur, an da içre.
Nimet gelir, bir perde olur, Hâl görünür, gölge olur.
Tecelliye gönül verenler, Mücelli’yi görmez, zâyi olur.
Vecde dalan yolda uyur, Zevke varan menzil sanır.
Bilmez ki hâl suret-i gölgedir, Gölgeye kanan, Güneş’i yitirir
Saray geniştir, maksat birdir, Yol uzundur, vuslat birdir.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta