Bu âlem bir Sultan sarayı; Cihan da içre, can da içre.
Kimi nakşa takılır kalır, Kimi sırrı bulur, an da içre.
Nimet gelir, bir perde olur, Hâl görünür, gölge olur.
Tecelliye gönül verenler, Mücelli’yi görmez, zâyi olur.
Vecde dalan yolda uyur, Zevke varan menzil sanır.
Bilmez ki hâl suret-i gölgedir, Gölgeye kanan, Güneş’i yitirir
Saray geniştir, maksat birdir, Yol uzundur, vuslat birdir.
Ne dünya hanında eyle konak, Ne hâl burcunda eyle durak.
Sanma ki şu varlık çoktur, O’ndan gayrı bir “var” yoktur.
Zâhirde bin renk vursa da, Bâtında O’ndan yâr yoktur.
Evvel O’dur, varlığın başı, Ahir O’dur, yolun varışı.
Fânidir şu cümle âlem, Bâki olan; yalnız Hû
Nimet uçar, hayal geçer, Hâl doğar, parlar söner.
Bâki olan ancak Sultan’dır, Gerisi hep bir seyr ü sefer.
Surette kalan Canan’dan olur, “buldum” diyen kaybolur
Sevenler divane, tek gaye olmaktır O Cemal'e pervane
Kayıt Tarihi : 31.1.2026 14:22:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!