Ziyanlarda ki Asil Biyografi
Dogmusum güz mevsiminin yedi gününden birinde
Zemherinin gün isigidanda açmisim gözlerimi dünyaya
Tutamadan yillarimi ömrümün üzerinde
Yasamisim acilari sindire sindire yüregime
Ne silam sila olmus bana
Ne uzak diyarlarin hasreti olmusum
Boynum evvelinden bükük…
Yüzüm sevgilerden uzak....
Canim çile yorgunu…
Anlayan kim? ..
Duyabilen nerde? ..
Birçok meslek edindim yazmaktan baska
Öyleyse bir bir belirtmenin ne önemi var! ? .
Memleketin önemi, uzak diyarlarin degeri ne! ? .
Yasimi nasil hesaplamam gerekir! ? .
Asirlar bir ömre sigmaz ki! ..
Acilar güldürür mü insani! ? .
Hasretler... tamam bitti der mi! ? .
Kaybolan degerler yerine gelir mi! ? .
Söz kolay... birikim zor...
Yanmissa için... olmussa yanginlarin kor..
iste o zaman yasamak...
Toprak olmaktan da zor! ..
“Sevmek ve sevilmek hayattir...
Her ikisini bedende yasamak, insan olmaktir...
Sevilirken hasret olmak aci,
Hasreti acilarla yasamak kahrolmaktir...
Hayatin daha aci yönü ise;
Hepsini yasayip ta unutulmaktir...”
Mayis 2003
Eserleri
Sairin, 2000'i askin siiri mevcuttur. Bu siirlerden, 500'e yakini bestelenmis olup, sarki ve türkü formatinda 150 kadari Mesam kayitlarinda mevcuttur. Halen kayit altina alinmaya devam edilmektedir. Bir çok ses sanatçisi tarafindan yorumlanarak, klibi ve dizi filimleri çekilmistir.
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!