Sen misin hayatının ressamı
Sen mi çizersin kendi tablonu
Fırca senin elinde
Kim işler renkleri tuale
Karakalem mi.suluboya mı,yağlıboya mı
seçebilir misin istediğini
Önceden belirlenmiş eskizimi çalışırsın
Işık nereden gelecek
Bilir misin hayatın renklerini
Senmi tonlarsın
As duvara geç karşısına
Bak doya doya
Ömrünü verdiğin tabloya
Zeytin agacında asılı
Yeşil yapraklar arasında
Gözlerin
Mitolojiden çıkmışcasına
Tanrılardan kıskandıgım
Onlardan sakladıgım
Hoşgeldiniz evimize
Buyrun şöyle oturun
Başköşe size
Eşim pastalar börekler yaptı
Siz geleceksiniz diye
Bu gün pazara çıktım
Hiçte umrumda degilsiniz
Yaşadık geçti her şey
Günü birlik Dünyada
Ne hayatlar izledik
Ne düşler gördük
Ne acılar çektik
Yoksun yine
Zannetmeki unutuldun
İçimdeki seni çıkartabilirmisin
Burukta olsa tadın
Dalımdaki iki meyvadan birisin
Olgunlaştıgını düşünsende
Bakıyorum sana özenerek
Tarihin derinliklerinden
Hafiften açılmış gögsün
Taşın yumuşaklıgında
Davet ediyor kuştüyü yataklara
Sütünlu saraylara
Sevişmek güzel diyorlar
Agızlarının suyu akıyor
Fırlıyor gözleri yerinden
Madem öyle
Neden yapmıyorlar bu işi herzaman
Üstelik ayıp diyorlar
Senelerce bakmadın
Sen kendini sakladın
Seni seviyorum dedim
Sen kendini sakladın
Bunca seneler geçti
Bana eziyet ettin
Gönlü bol derlerdi Nermin ablanın
Günahı diyenlerin boynuna
Mahallenin gençleri
Çok sever sayarlarmış kendisini
Her gece saygılarını sunarlarmış
Bir gece




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!