Turnam derdim baştan aşar,
Küpe koysam dipten taşar
Dağı, taşı hepten sarar,
Selam var mı, söyle Turnam.
Yolum belli, taşlı tozlu,
Suya girdim, suyum buzlu,
Çileyi koklayıp gül niyetine
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime
Devamını Oku
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime




Turnanın Kanadında Selam
Turnanın kanadında taşıdığın selam, yüreğe işleyen bir türkü gibi… Her mısra, dağ kokusu gibi temiz, saz teli gibi ince; hem gurbetin sızısını hem de Yol’un huzurunu fısıldıyor. “Serini Yol’a sermek” ancak hakikate sevdalıların işi… Hak divanından Erenler’e uzanan bu dizeler, gönül meydanında söylenmiş bir dua, Anadolu’nun kadim nefeslerinden biri olmuş. Yüreğine sağlık, sözüne bereket Aydan Bacım.
Şiirlerimi hakkıyla okuyup değerlendirdiğiniz için çok teşekkür ederim can abim.
Turnanın Kanadında Selam
Turnanın kanadında taşıdığın selam, yüreğe işleyen bir türkü gibi… Her mısra, dağ kokusu gibi temiz, saz teli gibi ince; hem gurbetin sızısını hem de Yol’un huzurunu fısıldıyor. “Serini Yol’a sermek” ancak hakikate sevdalıların işidir… Hak divanından Erenler’e uzanan bu dizeler, gönül meydanında söylenmiş bir dua, Anadolu’nun kadim nefeslerinden biri olmuş.
Yüreğine sağlık, sözüne bereket Aydan Bacım.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta