Sonunda
Uyudu göğsümde büyüttüğüm
Hisli ve renkli çocuklar
Şakaklarımdan soyuldu ruhum
Ruhum kurtuldu canımdan
Bilmezdiniz böyle günlerde
Bilmezdiniz bu havalarda
Gölgemde büyüttüğüm ateşi
Vicdanımın ufku boğan gür sesi
Bir akıbet biçeçek zamana
Göreceksiniz
Bir hayata kaç ölüm sığar
Ben ölünce bileceksiniz
Artık
Ne evveli ne ahiri sorarım
Alıp verdiğim nefesten
Artık
Beni bulamayacak aynalar
Yüreğimde dünyayı yutan prangalar
Metruk, mahpus kalacak hatıralar
Önümde, yanımda, arkamda
Üçler, yediler, kırklar
Bir sel gibi öğütecek hayatımı
Yollar, yolculuklar, adımlar
Bu gün
Hem ilk hem son günüm
Hem merhaba, hem veda günüm
Benden geriye kalan
Her şeyi geçmişe emanet ettim
Yağmurlar yağdı kalbimin üstüne
Boğuldum
feryat ettim
Döndüm alnımın ta orta yerine
Kaderime sokuldum
Mahçup ellerimle
Hilkatimden açılan pencereye
Baktım baktım doydum
Çıktım kimsesiz kalmış yoluma
Ne yâri ne hasreti
heybeme koydum
Sonra bir sada işittim dağlardan
Gökler serinledi sanki
gözyaşlarımdan
Baktım çaresiz, apansız aranan benim
Bendimden ta ufka uzandı zindan
Anladım ki bu yol sadece benim
Anladım ki yalnızım ta kalu beladan
Yusuf Özdumanlar
Kayıt Tarihi : 1.2.2026 23:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!