kırıldıkça toplanan
parçalarında
bütünlenen
adı kadın
sularda unutulmuş aksi
gülüşleri nisan
ağlamaları eylül
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




hüzün kokuyor
satır arası dizelerin gölgesinde...
bu arada güzel dostlukların daim olsun ...
kırıldıkça toplanan
parçalarında
bütünlenen
adı kadın
Bu kadar mı güzel anlatılır.Betimlemeler bu kadar mı
anlamlı kılar şiiri.Kısa dizelerle, upuzun hayatları
sığdırmış şiir kendi içine.
Dostlarınıza ve size selam olsun.Tebrikler.
Sevgilerimle.
sönmüş son/uçta
deniz feneri
ötesi yine kara
yine kara
Son uçta sönen deniz fenerinin ötesi, karanlık olduğu için görülemese de sonuçta karadır. Her deniz bir karayla biter.
Deniz feneri söndüğü için fenerin ötesi kara yani karanlıktır. Siyah olduğu için ötesinde ne var seçilemez.
Sizin şiirlerinizde en çok güzel kullanılmış kelime tekrarları yapmanız hoşuma gidiyor. Kelime tekrarı tehlikeli bir şeydir ve cesur şairlerin işlidir. Farklı çağrışımlar yaratmıyorsa şiiri boğar.Şiiri batırır da çıkarır da...
Ayrıca bir de sönen deniz feneri ve kara neleri imgelemiş onlara bakmak gerek.
Çok güzel ve anlamlı bir şiir, tebrik ediyorum.
Kısa dizelerle etki yaratmak zor ama bu şiirde hiç de zor olmamış...Tebrikler
'sularda unutulmuş aksi/gülüşleri nisan/ağlamaları eylül' güzel bir söyleyiş ve güzel bir şiir, başarılar dileğiyle tebrik ediyorum...
sönmüş son/uçta
deniz feneri
ötesi yine kara
yine kara
bütün şiire bu damardan kan gidiyor sanki çok güzel kutluyorum
tebrik ve saygı ile...
Eylül ne güzel yakışır Nilgün ün dediği gibi iki adımlık yer küreye...hüzün ne güzel yakışır gül yüzlü arkadaşıma...
Kutlarım arkadaşım...
maksat gözle gülmek
dünyaya
dönüp gelinen yollarda
gülüşler kaldı
ötesi yine hüzün
yine hüzün
nesi vardı leylakların
kadifeli sultanların?
aldanmanın sızısı
korkusu mu titremenin?
biri okşasa saçını
omzuna koysa başını
ne vardı?
Geçen zaman ve yollardan geriye hüzün kalıyor
bir de umuda yakın özlemler...
Bu anlamlı mısraların yüreğini kutluyorum.
Saygı ve sevgiyle sn.Nurdan Ünsal
Sanki sanat müziği saklı bu şiirin sinesinde..Tebrik ederim.
adı kadın! tek istediği şefkatli bir elin saçlarını okşaması ama sonuçta hüsran...Kaderimiz bu sanırım...
Tebrikler Nurdan hanım ..:)
sevgiler
Bu şiir ile ilgili 56 tane yorum bulunmakta